Almıla

Reklam
14
Bu noktada tarihi bir gerçek su yüzüne çıkmıştı; bölge insanı ve aşiretlerinde özde bir Kürdistan ve Kürt’lük hayali ile buna bağlı olarak bir Kürtçülük faaliyeti söz konusu değildi. Başta İngilizler, kısmen Fransızlar ve Çarlık Rusyası’nın çabalarıyla yapay olarak oluşturulan bir Kürdistan ve Kürt’lük söz konusu idi. Bölgenin kendine has özelliklerini kendi siyasi amaçları doğrultusunda kullanmak istiyorlardı. Eğer bu faaliyetler 19. yüzyıl boyunca birtakım pratik sonuçlar doğurmuşsa, bunlar tamamen aşiret reislerinin kendi aralarındaki ve merkezi hükümetle olan rahatsızlıklarda güç sahibi olabilme çabaları, kendilerine sunulan maddi menfaatlerin büyüklüğü, hatta biraz da 19. yüzyıldaki Osmanlı Islahat Hareketleri sonucu oluşturulan askerlik ve vergi yasalarına duyulan tepkilerin yansımalarıdır. Kaldı ki, emperyalistler o dönemde sadece Kürtleri kışkırtmak, onları Osmanlılar için sorun yapmak peşinde koşmadılar. Aynı dönemlerde Balkanları, Kuzey Afrika’yı ve Ortadoğu Araplarını da kışkırttılar. Bu nedenle, Balkan milletlerinin ve Arapların Osmanlı Devleti’ne başkaldırmalarını anlamak mümkündür, hatta Anadolu’daki Ermeni ve Rum azınlıkların ayaklanma çabalarını da anlamak mümkündür fakat özellikle İngilizler işi o derece ileriye götürdüler ki, Konya’daki, Yozgat’taki Türk aşiretlerini ve hatta Osmanlı Devleti’ni kuran aşiretleri dahi isyana teşvik ettiler. İş bu noktaya kadar getirilmişken Kürt aşiret ayaklanmalarına hiç kimsenin bir diyeceği olamaz ve hiç kimse “Kürtler neden devlete baş kaldırdı?” diye sormamalıdır. Bu konuda ısrarcı olmak işgüzarlıktan öteye tarihi şekillenmeleri, toplumsal gelişmeleri ve Ortadoğu’da oynanan oyunları bilmemek anlamını taşımaktadır.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı
ripriprip isimli okura yanıt verildi
Almıla
Aynen öyle hiçbir nedenden ihanet kabul edilemez

Almıla

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.·
Beğendi
·
33 günde okudu
·
2026 9. kitabı
Halid Ziya Uşaklıgil
8.3/10 · 34,7bin okunma
Almıla
Ahmet Cemil'in kardeşinin evlenecek yaşa geldiğini anladığı an ki duygu durumu çok duygusal geldi, neden böyle oldu🥲
6 - Kurtlar Vadisi
Bugüne kadar en çok izlenen ve aynı zamanda da en çok şikayet alan televizyon dizisi olma özelliğini taşıyan Kurtlar Vadisi, Kurtlar Vadisi Terör adıyla yeniden ekranlara dönüyor. Ben Kurtlar Vadisi'ni izlemedim ve hiçbir zaman da olumlu bakmadım. Sadece söylenenlerden, çevrede konuşulanlardan haberim var. Şimdi bir defa şunu düşünüyorum. Bu dizinin kötü olmasının nedeni, bir ülkenin kurtarılması devlet dışı aktörlere bırakılıyor. Bu çok vahim bir şeydir. Ben hayatım boyunca devleti hep eleştirdim. Şunu yanlış yapıyorsunuz dedim. Ama devletin yerine hiçbir gücün ikame edilmesinden yana değilim.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Alıntı
Almıla
youtu.be/KFhGwLlPCks?si=... bu tanıtımı görmüştüm
Öyle bir duygusallık ki, insanları yine insanlar için anlaşılmaz, akla uygunluğuna kesin hüküm verilemez; hareketlerinde, fikirlerinde, duygularında bir büyüklük olduğuna kanaat edilir de doğruluğunu söylemeye cesaret edilemez canlı bilinmezlikler haline getirir. Öyle bir duygusallık ki, bir gün hayatı bütün çirkinlikleriyle, aç kalmış ailelerden, öksüz genç kızlardan, beynini bir kurşun parçasıyla dağıtan ümitsizlerden, avuç açan beyaz saçlı adamlardan, çocuklarını kilise kapılarına bırakan annelerden, bir şarap şişesinin yanında insanlıktan çıkmaya çalışan mutsuzlardan, bütün o çirkinliklerden oluşmuş gösterir; insana "Kaç! Bu hayattan kaç!" der; diğer bir gün gözlerinin önüne bütün güzelliklerini döker; bulutların nazlı kucağında uyuyan bir ay, renkli ufuklardan çekilip giden bir güneş, etekleri denizlere dökülmüş yeşil dağlar gösterir: "Sev! Bu tabiatı sev!" der; bir gün mutlu, diğer bir gün mutsuz, bu dakikada sevinçli, biraz sonra hüzünlü veya bir anda kalbi hem neşe hem gam ile doldurur, öyle bir duygusallık ki, bir hastalığa benzer de değildir. Ah! Böyle hasta olanlar; onlara kendilerini sorunuz, hastalıklarını açıklasınlar. Emin olunuz ki, bu mümkün olmayacaktır, o belirsiz şiir, bir lisanın açıklamasına giremez; o öyle bir şiirdir ki, özü belki, kıymeti zaten belirsizliğinden ibarettir. Ona bir lisan bulmak, bir şekil vermek mümkün olabildiği anda o asıl şiirlikten çıkmış olur. O hasta ruh, bir kristal parçasıdır ki, üzerine parlak şiirden bir ışık isabet etsin, anlatılması mümkün olmayan renkler gösterir ve gözleri kamaştırır. Onların ne olduğunu anlamak için onu parlatan ışık ile kendisinin arasına elinizi koymaktan sakınınız; yoksa gözünüzün önünde kalacak olan sönük, donuk bir cam parçasından başka bir şey değildir.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Almıla
Bir sayfa alıntı 🫠