Çapraz yine kaldırımda oturuyordu. Ve ben yılların değiştirmediği alışkanlığımla ona bir avuç beyaz leblebi verdim. Artık eskisi gibi değildik konuşuyorduk.
- Teşekkür ederim Aras.
- Afiyet olsun Çapraz
- Biliyor musun bazıları çok sert ama seviyorum.
- Evet bazen ısırdığında dişin kırılacak gibi oluyor.
- Olsun sevmek böyle bir şey.
- Nasıl bir şey çapraz?
- Kalbinin dişin olduğunu düşün. Leblebilerin de sevdiğin kişi. Ve her leblebi onun başka bir huyu. Bazı huyları kalbini kırıyor ama yine de sevmeye devam ediyorsun.
İnsanın can yoldaşına ihtiyacı var. Sızlarcasına, insan çıldırır kimsesi yoksa, dedi. Kim olduğu hiç önemli değil. Yeter ki seninle olsun. Bak, dinle beni, diye bağırdı kendini tutamayıp; insan çok yalnız kalırsa tozutur, hasta olur sonunda.