Ümit

Ümit
          Hu Allah Hu Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın... Var mısın ki, yok olmaktan korkuyorsun? İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar. Yazdıklarım, paylaştıklarım evvela nefsimedir.         
Talebe
Lisans
Sinop
İstanbul, 8 Şubat 1980
199 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Gören beden midir, ruh mudur?
Kıyamet günü ruh ve beden, Allah'ın huzurunda çekişecektir. Ali b. Abdülaziz anlatıyor. Bize Ahmed b Yunûs, o da Ebû Bekir b. Ayyâş'tan, o da Ebû Sa'd el-Bakkâl'dan, o da İkrime yoluyla İbn Abbas'tan nak- leder. Ibn Abbas der ki: Kıyamet günü insanlar arasında çekişme sürüp gider. Öyle ki ruhla beden bile çekişir. Ruh der ki: "Ey Rabbim. Ben, ancak senin şu beden için yarattığın bir ruhum. Bunda benim hiç günahım yok." O zaman Allah tarafından şöyle denir. Aranızda ben hükmedeceğim. Kör bir adamla kötürüm bir adam üzüm tarlasına girerler. Kötürüm olan kör adama der ki: "Şurada bir meyve görüyorum. Ayaklarım olsaydı onu alırdım." Buna karşılık kör de: "Ben seni omuzuma alayım" der. Ve meyvenin yanına kadar taşır. Oturak meyveyi koparır ve birlikte yerler. Burada suç kimin? Bu sual karşısında ruh ve beden: "Suç her ikisinin" derler. Yüce Allah da: "Hakkınızdaki hükmü kendiniz verdiniz" karşılığını verir.
Sayfa 265
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ruh
Talha b. Ubeydullah'tan rivayet edilen şu hadis: Talha der ki: "Kabristan'da yatan ölümüzü ziyarete gittim. Karanlık bastı. Abdullah b. Amr b. Huzâm'ın kabri yanına uzandım. Kabirden Kur'ân sesi geliyordu. Hayatımda ondan daha güzelini duymadım. Bunu Rasûlullah'a anlattım. Rasûlullah dedi ki: "O Kur'ân sesi Abdullah'ındır. Bilmez misin Yüce Allah onların ruhunu, zümrüt ve yakûttan yapılmış kandillerin altına kor; sonra onu cennetin ortasına asar. Gece olunca onlara ruhlarını verir. Fecir doğana ka- dar ruhları kendilerinde kalır. Sonra yeniden geldikleri yere giderler."
Sayfa 260
Din İslam

Ümit

, bir kitap okudu
Puan vermedi·576 syf.·
55 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2024 00:00
·
2024 2. kitabı
Zekeriya Yıldız
8.1/10 · 118 okunma
Madde
Madde, insanda merak uyandıran, cezbeden, baştan çıkaran bir enerji frekansına sahip... Bu, birinci özellik... İkinci özelliği de kendisine yönelen ruha verdiği tatminin geçici oluşu. Bu da çok önemli bir husus. İşte insan, nefsanî olarak cazibesine kapıldığı maddi, dünyevi ne kadar tecrübe ve onlardan elde ettiği hazlar varsa, bunların hepsi geçici olmaktadır. Sonuç olarak, maddenin cazibesine kapılarak ona yönelen insanoğlu, bir süre maddeden elde ettiği bu hazların uçup gitmesinden dolayı tekrar tekrar ve gitgide daha fazla tatmin arayışlarıyla maddeye yönelmektedir. İşte tüm bağımlılıkların, düşkünlüklerin altında yatan hakikat budur evlat. Yalnız madde değince aklına taş, toprak, ev, mücevher, altın falan gelmesin; esasen ruhsal olmayan her tesiri maddi olarak kabul etmek gerek. Örneğin cinsellik, şan, şöhret, rütbe, makam arayışları gibi şeyler. Bunlar da kaba seviyeli, madde dünyasına ait, düşük frekanslı enerjilerin tesirleridir.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Hayat