Tabiatımda manasız denilecek kadar ileri giden bir çekingenlik vardı ki, çok kere etrafım tarafından yanlış anlaşılmama, aptal yerine konmama sebep olur ve beni üzerdi.
Derken, kıpkırmızı bir ateş yuvalağını andıran güneş karşı dağların ardından çıktı... Ekin saplarından, destelerden usul usul, incecik, gözle görülür görülmez bir buğu yükseliyor.
Gökte parça parça ak bulutlar dönüyor...
"Bir mektep bul, oku!!" diyordu.
Daima biraz beceriksiz ve mahcup bir çocuk olduğum halde babamın bana böyle söylemesi, oğlunu ne kadar az tanıdığını göstermeye kafiydi.
Belki yazacaklarim yaşadiğım kadar aci olmaz ve ben biraz ferahlarım. Birçok şeylerin zannettiğimden daha ehemmietsiz ve, basit olduğunu gorup kendi heyecanımdan utanırım..
Belki..