Birkaç söylenceden söz ettikten sonra şimdi başa, bana çok ilginç gelen öğretiye dönmek istiyorum. Her birimizde Tanrı’nın bir cüzü vardır. Bu dünya açıktır ki her şeye kadir ve hakbilir bir Tanrı’nın eseri olamaz, bu dünya bize bağlıdır. Tarihçilerin ve dilbilgisi uzmanlarının ilgi duydukları bir konu olmanın ötesinde Kabala’nın bize verdiği ders budur. Hugo’nun o büyük şiirinde “Ce que dit la bouche d’ombre" dediği gibi, Kabala da Yunanlıların apokatastasis dedikleri öğretiyi öğretir: Aralarında Kabil ve İblis’in de bulunduğu bütün yaratıklar büyük ruh göçlerinin sonunda geri dönecekler ve bir zamanlar içinden çıktıkları Tanrı’ya karışacaklardır.
Ruha gelince, sunu söylemek gerekir: Evrensel ruhtan önce kendi basina bir ruh vardir. Bu kendi basina var olan ruh, ya genel olarak hayattir veya ruh dogmazdan önce ve onun dogmasi için Zekâda bulunan bu hayattir.