Ümit Barış Öncel

Ümit Barış Öncel
@Umitbariss
Öğretmen
Lisans
Antalya
375 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·640 syf.··
2024 134. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2024 07:48
Aynı Pascal gibi Descartes gibi iyi matematikçi ama Descartes hariç Pascal gibi kötü bir filozof. Hatta filozof bile diyemem. Genel olarak gayesi genel bir mantık bilimi kolektif bir mantık alanı yaratmak ve bunu da tüm dünyaya bir ansiklopedi olarak yapmak olmuş. Matematik de ne kadar ileride olsa da yeni kapılar açsa da felsefeye geldiğinde her şeye mantık arayıp arayıp bunu en son Allah'a peygambere dayandırması komik ve buna (öz) sonuç olarak başlangıç diyor işte bu yüzden felsefe de ilerleyemeyip ve bunu insanların da kabul etmesini bekliyor. Bu aynı termodinamiğin dört yasasından bahsedip hiçbir şey yoktan var olamaz deyip hadislere geçmesi gibi. Ya da günümüzün aydını olarak nitelendirdiğimiz tarihçi olarak baktığımız kişilerin felsefeden bahsetmesi gibi. Bu durum kendi alanında uzman olduğundan dolayı her alanda yargı dağıtabileceğini düşündürüyor kendisine. Bunu Pascal da Descartes da yaptı hulâsa Descartes her dediğinde haklıydı yıllar yıllar önce ruh un olmadığını bütün olayın beyindeki bir et parçasından ibaret olduğunu bize söylemişti. Bu cerrahi biliminin çok çok öncesine dayanıyor. Nitekim o da sonunda mantık dışında tanrıya bağlamıştı neyse. Leibniz e gelecek olursak spinoza gibi büyük bir filozofun ekmeğinden suyundan çalıp kendine felsefecilik oynayan bir matematikçi bunun gibilerle kuyuya inilmez. Ben bu kitap öncesinde de Leibniz ın hakkinda yeterince bilgiye sahiptim ama dedim belki düşüncelerim değişir, ama değişmedi. Çok daha fazla araştırma yapmanız gerekiyor çok daha fazla okumanız her mantıklı gelen şey doğru değildir her şey mantıklı ya da kolektif olmak zorunda dadegildir. Bilim bu şekilde ilerdi. Farklılıklarımız zenginliklerimizdir. Eğer her şeyi merak edip öğrenmekle bu okuma yoluna girdiysek önümüze duvarlar( tanrılar inançlar vs)
2024 Okuma Raporları
LeibnizMaria Rosa Antognazza · İş Bankası Kültür Yayınları · 201329 okunma
Reklam
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 98. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2023 18:54
Öncelikle uzun bir alıntıyla başlayacağım.. "Yazmaya başladığı günden geriye doğru yolculuğa çıkan Montaigne’in çabası, Rönesans’ın en parlak döneminin ardından gelen kargaşada hayatını yeniden anlamlandırma ya da insan gerçekliğini yeniden inşa etme girişimi diye de adlandırılabilir. Amaç, kendinden yola çıkmak ve yine kendine varmaktır; ancak Montaigne’in malzemesi, yalnızca kendisi değildir. Rönesans’ın bütün hümanistleri gibi o da çok okuyan bir insandır – kimilerine göre, döneminde yazılmış olup da okumadığı bir kitap yoktur. Plutarkhos’u, Vergilius’u, Stoacı filozofları, Antik Çağ Yunan dünyasının filozoflarını, Petrarca’yı okur; kitaplığındaki hepsi de değerli eserlerin sayısının bini aştığı söylenir – bu, o zaman için çok büyük bir sayıdır; ama Montaigne’in en önemsediği eylem, yazmaktır. Çünkü yazmak, onun için okuduklarından kendisine geçenleri, okuduklarından yola çıkarak ürettiği kendi düşüncelerini sınamakla eşanlamlıdır. Belki şöyle de denilebilir: Montaigne, kendine uzanan yolu düşüncelerini hep edindiği bu bilgi birikiminin süzgecinden geçirerek aramıştır. Denemeler’de çok sayıda alıntıya yer verilmiş olmasının nedeni de budur. Örneğin Montaigne, “Felsefe Yapmak, Ölmeyi Öğrenmektir” başlıklı denemesine Romalı filozof, hukukçu ve hatip Cicero’dan bir alıntı ile başlar; Cicero şöyle der: Felsefe yapmak, kendini ölüme hazırlamaktan başka bir şey değildir; bunun anlamı, derin araştırmalara girişmektir ve derin gözlemler, ruhu bir anlamda daha yüksek bir düzeye getirir ve bedensellikten uzak bir özenle sarıp sarmalar; bu özen aynı zamanda hem bir okuldur hem de ölüm benzeri bir durumdur; ya da şu demektir: Bu dünyadaki düşünme eylemlerinin, bilgeliklerin tamamı sonunda tek bir noktada odaklanır; bu, bize ölümden korkmamayı öğreten noktadır..." Bu yüzden
MontaigneStefan Zweig · Can Yayınları · 20211,651 okunma
1/10
·780 syf.··
2023 31. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 21:20
Ya kitabı boşver in yazarın tipine bakın önce. Kadının yüzünde hulooo akıyor... İnsanların giyimine göre sınıflandırıp ve bununla da kalmayıp o insanlara iğrenç benzetmelerle bulunan bir kitap. Sadece iğrenç bir zihniyet yatıyor kitapta kendi dinlerini dahi bilmeyen gerizekalı bir kesimin okuyabileceği mükemmel bir kitap. Kitabın konusuna dahi değinmeyecegim sırf bir yarışma da okunması gereken bir kitap olduğu için okumak zorunda kaldim. Ama asıl mesele bu değil böyle bir kitabın okunması basılması daha da kötüsü bu kitabın yarışma da okunması gereken sorumlu olduğumuz kitaplar arasında yer alması. Zihniyeti görebiliyor musunuz ve bunu bir belediye düzenliyor yani durum bu kadar vahim. Mükemmel bir ülkede yaşıyoruz ve ona paralel olarak mükemmel bir cahillikle ve bağnazlıkla hep karşı karşıyayız. Ama yorumuma karşıt düşünce de olan insanlar olacak bu kısım yüzde yetmiş çünkü o kadarı gerizekalı o yüzden cahilliğinize bağnazlığınıza katkı mi sağlamak istiyorsunuz buyrun huzur sokağı sizinle...
Huzur Sokağı (2 Cilt Takım)Şule Yüksel Şenler · Nur Yayınları · 197318,3bin okunma
Sonsuz lanet
10/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2022 229. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2022 12:59
Sadece Türk edebiyatında değil dünya edebiyatında yeri olacak bir eser. Eserde baştan sonra kadar hayal ve hakikat bir arada gidiyor. Eserin sonunda dahi hangisi hakikat hangisi hayal diye kendi kendinizle sorguya geçiyorsunuz. Tamamen post-modern kokan bu eser Türk edebiyatının şüphesiz başyapıtları arasındadır. Eserde ki mahkeme sahnesi olsun eserde ki şiirler olsun kahramanımızın iç dünyası olsun hepsi titizlikle ele alınmış. Çok fazla otobiyografik özellikler barındıran eser bir yandan hakikat barındırırken bir yandan da geçmişin gerçeklerini post-modern şekilde günümüze empoze edilerek önümüze seriliyor. Eserde alkolden sürekli kafayı bulan başarısız daha doğrusu bu yola itilen bir askerin alkollü kafayla okuduğu yazılarla kafası allak bullak olan bir askerin iç dünyası ve etrafında hayal ve gerçeklerle karışmış olaylardan ibaret ( Don Kişot gibi). Eser ne kadar edebiyat yönü sanat yönü ağır olsa da eserde çok fazla yergi var. Bu yergi mahkeme sahnesinde daha fazla görmekteyiz. Nihal atsız zaten aşırı hırçın biri ve aksine göründüğü gibi düşünüldüğü gibi faşist biri de değil. O yüzden on yargıyla yaklaşmanızı tavsiye etmem. Eserde ki konu o kadar klasik ki her eser de olduğu gibi aşkın dünyanın bir kanunu mu yoksa erkeklerin önüne çıkan en büyük engel mi olduğu etrafında dönmektedir. Askeri düşünceleri ve entelektüel okur yazar hayatının zıt kutuplarla yaşayan kahramanımızın iç dünyası çok güzel betimlenmistir. Kahraman, ne kadar hayattan elini eteğini çekse de sürekli yasak aşklara daha doğrusu bilinmeyenleri ve bununla gelen duyguya yönelmekten kendini alamamıştır. Eserde 2000 bin yıl önce yaşayan bir askerin ruhunu taşıyan kahramanımız o zaman ki yapılan günahı ( aşkı) tekrardan yapıyor ve bu lanet bozulmuyor. Ne kadar haklı savunmalarla kendini o ilahi
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201933,9bin okunma
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2022 203. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2022 11:00
Kanma şair sözüne elbet yalandır demiş Fuzuli. Gerçi kendisi de bir şair bu da böyle bir paradoks. Kitap tamamen yalanlar söyleyen ve bu yalanlara kendisi de inanan süper zeka ama bir yandan da bazı kusurları olan bir adamın başından geçen olaylardır. Baudolino yani kahramanımız, küçüklüğünden beri beş dil bilen ama bu dili asla yazıya geçirmeyen biridir. Sanırım disleksi. Bu dahi kahraman hayatı boyunca her türlü olaya tanık oluyor İtalya'da Bizans a kadar bir yolculuk yapıp doğuyu görüyor ama görmekle kalmıyor görmediklerini de uyduruyor ve bu yalanları o kadar güzel söylüyor ki halk için bunlar gerçek oluyor yani bir bakıma edebiyatçı gibi yalanlar söyleyerek gerçekleri gösteriyor. Kitap DonKisot vâri bir kitap. Asıl konu yalan. Ben kitapta siyasetçilerin yerildiğini düşünüyorum tabi farklı düşünenler de olabilir. Ama genel itibariyle retoriğin önemi üzerine duran bir kitap. Kitapta tarihi gerçeklik falan zaten efsane sonuç olarak Eco boru değil öte yandan o dönemin ambiansı mükemmel bir şekilde betimlenmiş haritalar falan olsun. Ve kitapta şöyle bir bilgi geçiyor zaten kahraman o sözlerden sonra aydınlanıyor. Baudolino ilk başta din adamı olmak isterken bunu da saygı için istiyor sonra vazgeçiyor. Bundan vazgeçiren de Almanya kralı Barborassa. Baudolino ya şunu diyor. " Saygı görmen için veyahut ilim yapman için din adamı olmana gerek yok bu eskide kaldı artık ilim sahibi olmak istiyorsan, astronomi, fizik, kimya ve felsefe ile ugrasmalısın bu sana yeterli olacaktır." Diyor. Sonra Baudolino, kendini eğitmeye başlıyor olaylar böyle devam ediyor. Eser akıcı zaman zaman yavaş olsa da keyif alacağınızı düşünüyorum. Ben hep şuna inanıyorum: eğer gerçekten doğru söylemenin farklı varyantlarını bulursanız yalan söylemenize gerek kalmaz . Sonuç olarak herkes bir takım
Edebiyat
BaudolinoUmberto Eco · Doğan Kitap · 2024818 okunma
Reklam