-sürgünde karşılaştık desene, dedi.
-evet, dedim. Sürgünde karşılaştık.
Öyle dedim ama aslında kabukları koparılmış iki kaplumbağa gibi birbirimize sokuluyor, birbirimize sığınmaya uğraşıyorduk. Eğer koparılmamış olsaydı kabuklarımız birbirine çarpar, birbirimize sokulmamızı önlerdi,hikayelerimizi bu kadar çabuk anlatamazdık. Biz anlatmamak üzere eğitilmiştik, kimliğimizi sırtımıza yazarlar, kabuğumuzu sıkıca üstümüze kapatırlardı, böylesine çabuk ele vermezdik kendimizi.