Umut Karaağaç

Bakımı olmazsa yıkılır ev. Bakımı olmayınca insan da yıkılır. İkisi birbirine dayanak olacak ki ikisi de yıkılmasın. Ev insanın en büyük yoldaşı...
Sayfa 167·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Biz kötü çocuklar değiliz be anne. Siz bizi kötü yetiştirmediniz. Ama gücümüz yok. Gücümüz yetmiyor hayatlarımıza. Böyle olmasaydı iyiydi ama oldu. Hayatlarımız sizinki gibi değil. Sizin bir eviniz vardı, bize bir ev yetmiyor. Siz her yere otobüsle, dolmuşla gittiniz; biz arabamız olmadan adım atmıyoruz. Çocuklar iyi okullarda okusun diye dünyanın parasını akıtıyoruz. Aldıkça alıyoruz anne, aldıkça alıyoruz... Sonra borçtan başımızı kaldıramıyoruz. Bir hafta tatile gitmek için bir yıl çalışıyoruz. Tatilin taksiti bile bir yıl sürüyor. Hayat eziyor bizi anne. Yetişemiyoruz dünyaya. Çıkamıyoruz bu düzenin içinden.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Büyüklerin, çocukların duyup işittiklerini, görüp bildiklerini, duyup hissettiklerini anlamadığı o katılık.
Sayfa 112·Kitabı okudu
Geçmiş olsuna gitmek âdetini kim çıkardıysa... Geçtikten sonra gitmişsin ne kıymeti var? Hani hastayken gideceksin, bir çorba kaynatacaksın, sırtını ovacaksın, terleyince üstünü değiştireceksin, ne bileyim suyunu vereceksin... O zaman gel geçmiş olsuna. Geçip iyileştikten sonra ben ne yapayım seni?
Sayfa 99·Kitabı okudu
Yeni evli çiftlerin buluşmalarında illa bir yerde sorulan "Annenler nasıl?" sorusu olurdu. "Annenler"... Yani anne ve babayı kapsayan çoğul.Boşanmış olabilirler, ayrı olabilirler, ölmüş olabilirler... Bu ihtimallerin hiçbiri yoktu insanların kafasında. Şak diye soruyorlardı karşılarındaki insana; "Annenler nasıl?"
Sayfa 86·Kitabı okudu