Her gün birlikte olmak gereksinimi duymaksızın her zaman yeni dostlar ediniriz. Papaz okulunda olduğu gibi her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır
Butimarlar biteceği korkusuyla kıyısında yaşadıkları sudan içmezlermiş, bilir misin?" diye konuşmaya başladı. "Hatta bazı butimarlar susuzluktan ölürmüş. Ne acı değil mi! Bir de bize bak! Biz insanlar denizleri, okyanusları kurutur, yine de ölmeyiz. Ölmemek için kendimizin dışında herkesi, her şeyi öldürürüz.
"İnsan, her hayvanın işlevini o hayvandan daha yetkin olarak yaptığı gibi, köpekliği de köpekten daha iyi yapıyordu. Köpekler ne de olsa insan olmadıklarından, insanlar gibi köpeklik yapamıyorlardı. (...) Hem işsizlere iş bulmak hem de köpeklere yaptırılan koruma görevini köpeklerden çok daha iyi yapabilecek olan insanlara yaptırmak daha doğru ve daha insancıl olacaktı. Işte böylece tarihte öyle bir dönem geldi ki, kimi insanlar köpeklerin yerini aldı ve o insanlar koruma görevini köpeklerden daha iyi yapmaya başladılar.
"Kendilerinin korunacak şeyleri olmayanlar, korunacak şeyleri olanların korunması gereken şeylerini köpeklerden daha iyi koruyorlardı. Ne var ki, bu koruyucu insanlar, köpekliği her ne denli köpeklerden çok daha iyi yapıyorlardıysa da, gerçekten köpek olmadıkları için onlara köpek denilmiyor, yine de insan deniyordu...