Umut Karaağaç

Benim neden sosyalist olduğumu mu merak ediyorsun? Söyleyeyim o zaman. Sosyalizm kaçınılmaz da ondan; şu andaki çürümüş mantıksız düzen sonsuza dek süremez de o yüzden; senin at sırtındaki adamının günü geçti de o sebepten. Köleler senin adamına tahammül etmeyecektir. Sayıları çok fazla ve senin binici bozuntusu daha atının sırtına atlayamadan onu çekip aşağı indireceklerdir. Kölelerden kaçamazsın; onların köle ahlakını içine sindirmek zorundasın. Kabul, pek matah bir şey değildir. Ama eli kulağında ve sen de onu hazmetmek zorundasın. Şu Nietzscheci fikirlerinle sanki Tufan öncesinden kalma gibisin. Geçmiş geçmişte kalmıştır ve de tarih tekerrür eder diyen adam, en büyük yalancıdır. Tabii ki kalabalıkları hiç sevmiyorum, ama dermansız bir kişi tek başına ne yapabilir ki? At sırtındaki adam da gelmeyeceğine göre şu an hüküm süren korkak domuzlar dışında her şeye razıyım.
Sayfa 382·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Evet," demişti, "Charley Hapgood diye yükselen bir genç varmış bana dediklerine göre. Gerçekten de öyle. Ölmeden önce bakarsınız vali olur. Kim bilir, belki de Amerika Birleşik Devletleri başkanı olur." "Böyle düşünmenize neden olan nedir?" diye sormuştu Bayan Morse. "Bir kampanya konuşmasını dinlemiştim. O kadar kurnaz bir ahmaklık kokan, o kadar özgünlükten nasibini almamış ve elbette o denli ikna ediciydi ki, boş konuşmaları ortalama seçmenin boş laflarına o kadar benziyordu ki partisinin ileri gelenlerinin elinden kendisini sağlam ve güvenilir bulmaktan başka bir şey gelmezdi... Bu arada sizin de bildiğiniz gibi bir insanın düşüncelerini alıp, allayıp pulladıktan sonra yine ona sunarak istediğiniz kişiyi kandırabilirsiniz.
Sayfa 296·Kitabı okudu
Hiç de arzu edilir bir şey olmadığını gayet iyi bildiği yoksulluğun geliştirici olduğu yönünde, rahatlatıcı bir orta sınıf duygusuna sahipti; ümitsiz köleler durumuna düşecek kadar alçalmayan adamları başarıya iten sivri bir mahmuzdu yoksulluk.
Sayfa 241·Kitabı okudu
...Ben yine de kendi hazlarımı insanoğlunun ittifakla verdiği hükümlerden önemsiz görmeyeceğim. Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez. Hoşlandığım ya da hoşlanmadığım şeylerde modayı takip edecek değilim."
Sayfa 238·Kitabı okudu
...İnsan denilen yaratığın zihninde yer etmiş olan; kendi renginin, inancının ve siyasetinin en doğrusu, en iyisi olduğuna dünyanın dört bir yanına dağılmış diğer tüm insanların kendisinden daha talihsiz konumlara sahip olduğuna inanmasını sağlayan o yaygın dar görüşlülük, Ruth'da da vardı. Eski çağlarda kadın olarak yaratılmadıkları için Yahudilerin Tanrı'larına şükretmesini sağlayan, modern dönemdeyse başka tanrıların yerine yeni bir tanrı koymak için misyonerleri dünyanın en ücra köşelerine gönderen şey, işte bu dar görüşlülüktü. (...)
Sayfa 86·Kitabı okudu