Karanlık aydınlıktan yalan doğrudan kaçar.
Güneş yalnız da olsa etrafa ışık saçar.
Üzülme doğruların kaderidir yalnızlık
Kargalar sürüyle kartallar yalnız uçar...
İnsanların birbirlerine karşı anlayış ve merhametle yaklaşabilmesini güçleştiren de buydu aslında. Çevremizde ki kişiler kendi kişiliklerinden kaynaklanan güçlüklerle uğraşırlarken bunlar bizim gözümüze gülünç görünüyordu ve bizimkinlerin de onların gözünde bir o kadar gülünç olduğunun farkına varamıyorduk...
Herkes sıkıntılar yaşıyordu ama her birimizinkiler birbirinden o kadar farklıydı ki sonuç olarak çok az kişi bunları fark edebiliyor, daha da azı anlayabiliyordu.
Hayat ne kadar garip? Yaşarken, yaşarken ayağımıza takılan küçücük bir taş her şeyi nasıl alt üst edebiliyor? Kocaman taşları zıplayıp atlarken, özellikle en yakınlarımızdan gelen o küçücük taşlar, nasıl da kaderimizi bu kadar değiştirebiliyor? Karşımda oturup nazlı nazlı ağlayan bu kadının gözlerine nasıl da zımba gibi çakıyor hüznü, yalnızlığı, günahı... Tertemiz bir çocuk kalbini nasıl da kocaman bir bacadan çıkan simsiyah isle kaplayabiliyor?