Mesela her gülüşünde parıldayan güzel dişleri görenleri imrendirmiyor da ağzının şurasında burasında tek tük kalmış, kazıklaşmış, sararmış olan köhne kemikler insanı iğrendiriyor. Bu halde de gözün meşgul edilmemesi, fikrin karıştırılmaması mümkün müdür? Bunu görüp de insanın kendi kendine, "Senin bu dünyada ne işin kalmış ey biçare acuze! Tası tarağı toplayıp ebedi karargâha çekilip gitsen olmaz mı?’ diye düşünmemesi mümkün olur mu? Elbette düşünür ve düşündükçe düşünür. Güzellik gururuyla kibir ve azamet göklerine başını kaldıran gençler, bunları görsün de bir gün kendilerinin de bu hale geleceğini düşünsünler!" diye insan hikmet derinliklerine daldıkça dalar.