Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cehennemin 7. katındalardı ve birbirlerinden başka kaybedecekleri hiçbir bir şey yoktu.
Cehennemin dibindelerdi, iliklerinde hissettikleri acı canlarını bedenlerinden ayıracak kadar ağırdı. Sadece onlar değil, sokakta yaşayan diğer insanlar da bu cehennem sıcağında kavruluyordu. Gri kediye yemek veren küçük kız, eve gidince annesinden dayak yedi. Uyuşturucu yüzünden ölen çocuğun cesedi, kimsesizler mezarlığına gömüldü. Erkek kavgasına tanık olan iki çocuktan bir tanesi, gördüğü kabuslara dayanamayıp intihar etti. Para getirmediği için evinden kovulan genç çocuk, kavga ettiği evsizlerden biri oldu. Bir tane ekmek için dayak yiyen küçük çocuk, açlıktan hastaneye kaldırıldı. Âşık olduğu adamın cenazesinin ardından kendini asan pavyon kadını, kurtarıldı. Hastalığı yüzünden kaldırıma kan kusan çocuğun babası, oğlunun cenazesini üstlenmedi. Kız kardeşinin ölünü morgda bırakan abi, diğer kız kardeşi de reşit olsun diye gün saydı. Anneler artık evlatları için ağıt yakmaz, babalar çocuklarını korumaz olmuştu. Bu sokağın çocuklarının kuş yuvasından düşmemeye çalışan yeni doğmuş yavrulardan farkı yoktu. Düştüklerinde ise üst sokağın sakinleri onların bu haline bakıp, “Yazık.” diyordu. “Çok şükür biz öyle değiliz.”