Yanlızlığımın mevsimi hala kış
Boynundan bükük buzullar damımdan sarkmış
Mesefaler uzak, gelmez artık bahar
Yollar git gide gömülüyor beyazlığa
Yitiremediğim acı sevdanadır kinim
Hiç ekşimeyecek hala taze nefretim
Bir gülüşüne daha safça düşmeyeceğim
Ayrılık vakti damlar birazdan damımdan
Ateş olup kavursan da Yedi cihanı
Esir kalsa çiçeklerim güneşine
Çaresiz kalıp düşmeyeceğim sana
Solar baharım, boyun eğer inadıma
Ninnilerine hasret kalır sağır kulaklarım
Uyksuz gecelerimin düşmanısın hala
Yüksek sesli iç çekişlerime trip atarak
Ayrılık vakti damlar birazdan damımdan
Kitlesen beni sarayının zindanına
Elde edemezsin yüreğimin gururunu
Bedeli ömrüme mâl olsada
Yediremem artık sevdamı sana
Özlemimle nefretimle küskün durumdayım
İki tarafın da savaştaki lüzumsuz komutanıyım
Kendimdeki savaşın kazananı olamayacaksın
Ayrılık vakti damlar birazdan damımdan
UMUT EREN
Yak
Yaralarından filizlenen kötü niyetin
Içinde öldürdüğü iyilik uğruna
Yak bedenini dışlanmışlığın içinde
Ellerinle söndür içindeki refah ateşi
Sür yamaça doğru
Yok olduğunda anlayacaksın ki
Her şey gerçekten hoştu
Yitirilen , yitirilmeyen her şey
Solan gönül yaprakların
Düşmeden toprağın koynuna
Yak kendini mahur yapraklarınla
Geç olmadan yak içindeki ateşi
Ateş belki söndürür mahzunluğunu
Ya da azdırır kimliğini
Çaresizlik içinde yak artık kendini
En azından azı yaşayabilesin diye