Bu kitaba başladığım anda çok seveceğimi biliyordum. Tek pişmanlığım soğuk ve ürpertici bir kış akşamında değil de sıcak ve bunaltıcı bir yaz gününde başlamış olmam sanırım.
Kitabın ürkütücü ve gergin havasını başından sonuna kadar hissedebiliyorsunuz. (Ben bu hissi en zirvede yaşayabilmek için geceleri okumayı tercih ettim.) Kitabın anlatımı beni asla yormadı ki zaten gayet sürükleyici bir anlatımı vardı.
Martha kıyafetlerine dokunduğu insanların duygularını ve anılarını görmesine sebep olan kazadan beri büyükannesinden (Mormor) haber alamadığı için Norveç’e ziyarete gitmeye karar veriyor. Evine gittiğinde ise Mormor yerine yabancı bir erkekle karşılaşıyor. Gerilim ve gizemle dolu birkaç gün işte böyle başlıyor. Hayaletler, gizemli anılar, soğuk kar fırtınaları, ilginç soy bağları ve çarpık ağaç ile sarmalanmış lezzetli bir iskandinav mitolojisi.
Kitap her yaş grubu için uygun ama sanırım esas hedef kitle 16-17 yaş grubu olabilir. Yine de kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap.
Not: Bu bir serinin ilk kitabı ve 2. Kitap ne yazık ki henüz Türkiye’de mevcut değil.