Şule Ünlü

Mutluluğun kaynağı sağduyudur. Kimse karşı çıkmamalı Tanrı buyruğuna Kibirle söylenen Büyük laflar, Ağır bedeller ödeterek Yaşlılıkta öğretirler sağduyuyu.
Reklam
Ölüme "göçüp gitmek " diyen ya da "huzur içinde" ölündüğünü düşünen her kimse, diye düşünüyor Eliza, hiç ölüm görmemiştir.
Agnes ayakkabı giyen annenin kendi beyaz tenli tombul çocuklarını öpüp okşadığını göre göre büyüyor. Ekmeğin en tazesini,etin en güzel yerlerini onların tabaklarına koyduğunu görerek büyüyor. İkinci sınıf, bir şekilde yetersiz, istenmeyen biri olduğu hissini kabullenmek zorunda kalıyor. Yerleri süpürmek zbebeklerun bezlerini değiştirmek, onları sallayıp uyutmak,ızgaradan külleri temizleyip ateşi canlandırmak hep ona düşüyor. Herhangi bir kazanın ya da talihsizliğin- düşünülen bir tabak, kırılan sürahi, sökülen örgü, kabarmayan ekmek- onun suçu olacağını görüyor, bunun farkında. Başka hiç kimse bunu yapmayacağı için, Barthomomew'u hayatın bütün darbelerinden korumak ve onu savunmak zorunda olduğunu bilerek büyüyor. Tamamen ve bütünüyle onunla aynı kandan olan başka hiç kimse yok. İçinde gizli, mahrem bir ateşle büyüyor. Alevler içini yalıyor, onu ısıtıyor, uyarıyor. Buradan kurtulman lazım, diyor ateş ona. Mutlaka.
Yaşar Kemal der ki "Yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru ise yalnızdır. "
Şu alemi düşündüğünde ihtiyaç duyulan her şeyin içinde hazır olduğu bir ev gibi bina edilmiş bulursun. Sema tavan gibi yükseltilmiş,arz sergi gibi döşenmiş,yıldızlar kandiller gibi asılmış, cevherler zahire gibi depolanmış, her iş için her şeyi hazır ve hazırlanmış görürsün.