Kalem tutan elim uyuşmuş. Hafifçe öksüren mum, kıvılcımlar saçarak ölümden korunmaya çalışıyor ve ben uzun satırlar içinde düşüncelerin işaretleri olan harflere bakıyor, bir türlü akıl erdiremiyorum; düşünceleri öldürdüm mü, yoksa canlandırdım mı diye.
Bugün üzerimden çıkardığım giysi değil, kendi ellerimle söktüğüm tenimdir. Ve ardımda bıraktığım düşünce değil, açlık ve susuzlukla ahenk bulmuş yürektir.