... Ancak genellikle en basit bir zihin bile hayır ile şerri güzellik ile çirkinliği, hak ile bâtılı ayırt etmekte hataya düşmez. Yalnız hayrı fiile dökmek, ancak maddî ve manevî bakımdan güzelliği daima takip etmekle ve bâtıldan da ebediyen uzaklaşmakla olur ki bu, zordur.
"Bizim hayata karşı duyduğumuz yabancılaşma gerçek hayattan tiksinecek, onun ismini bile duymak istemeyecek derecededir. Üstelik, bu hayatı bir iş, bir görev gibi kabul ediyoruz ve onu kitaptan öğrenmeyi daha üstün olarak tutuyoruz."
"Ona olan hakaretim, onun kırgın olarak uzaklaşması daha iyi, insanın ruhunu yakan, insana acılar yığan hakaretin, aynı zamanda ruhu temizleyeceğini, yücelteceğini kim yadsıyabilir?"