Han

Han
Adapt or die!

Han

, bir kitap okudu
5/10
·266 syf.·
103 günde okudu
·
2026 4. kitabı
Serkan Yimsel
8.6/10 · 135 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Omurga güçlendirme merkezi.
Kadının ağırlık çalışması...
Kadının ağırlık çalışmalarından uzaklaşmasındaki bir diğer neden, yine ucu biz erkeklere bir şekilde dayanan geleneksel ve kültürel davranışlardır. Bunu Profesör Doktor Mel Siff kitabında açık yüreklilikle dile getirmiştir(16). Özellikle erkeğin baskın olduğu toplumlarda kadının ufak tefek, zayıf ve prensini bekleyen aciz yaratıklar olarak yaratılmış olduğu düşüncesi hâkimdir. Bu yüzden kadının yeri, kuvvet ve ağırlık çalışma alanları olamaz, kendisi narin ve ince yapılı olmalıdır! Bu duruma aldırmadan kuvvetlenen kadınlara da genellikle "erkeksi", ya da "çirkin" lakapları takılır. Bir kadını sırf kuvvetlendiği için çirkin ya da erkeksi olarak tanımlamak, bir erkeğin kendi kişisel zayıflık ve güvensizlik problemlerini göstermiyor ise başka neyin ifadesidir? Gelenekçi ve gözü korkmuş erkeklere Doktor Siff'in bir çift lafı var! "Kenara çekil!"
Kitap Alıntısı
Kadın üyelerime anlatmaktan bıktığım konu!
Kemik mineral yoğunluğunun azalması anlamına gelen osteoporoz hastalığı özellikle menopozdan sonra kadınları bekleyen en önemli tehlikedir. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim çünkü uluslararası istatistiklere göre 45 yaşı aşan kadınların hastanede en fazla zaman geçirmesine sebep olan hastalık osteoporozdur. Diyabet, kalp hastalığı ve meme kanserini dahi geride bırakır! 50 yaş üzerindeki her 3 kadından 1'inde osteoporoza bağlı kemik kırılmaları olmaktadır. Kemik erimesinin en etkili ilacı ise giderek artan ağırlık çalışmalarıdır. Layne ve Nelson'un 10 yıllık bir süreye yayılmış 20'nin üzerindeki araştırmayı inceleyen raporlarında kemik yoğunluğuna en çok etki eden metodun kuvvet ve ağırlık çalışmaları olduğu gösterilmektedir. Buraya kadar açıkladıklarım, ağırlık çalışmalarının gerek kozmetik gerekse sağlık yönünden kadınlar için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu net olarak göstermektedir. Buna rağmen birçok kadının kafalarından geçen o meşhur söz şudur: "Ama ben iri ve hantal görünmek istemiyorum!" Eğer kadınlar bunun fizyolojik olarak mümkün olmadığını anlayabilselerdi, belki de bu söz tamamen tarihe karışırdı. Öyle ki, ortalama bir kadın vücudunda, bir erkeğin sahip olduğu testosteron miktarının %5'i kadar testosteron hormonu bulunur. Bunun anlamı, kaslanma ve bir Hulk gibi görünebilme şansı erkek için kadına göre tam 20 kat daha fazladır. Durum bununla da kalmıyor. Kadının kas yapma hormonları erkeğe göre çok daha az olduğu gibi, aynı zamanda antrenman sonunda bu hormonların seviyesi erkeklerdeki kadar yükselemiyor. Bir grup araştırmaya göre, kadınlar 10-16 haftalık ağırlık çalışmaları sonunda kuvvetlerini büyük oranda artırıp yağ oranlarını da azaltmalarına rağmen hiçbir testosteron artışı ile karşılaşmamışlardır. Uzmanlar, bu sebeplerden dolayı aşırı hormon
S Q U A T
Çeşitli ayak aralıklarında çömelme yapan 11 tecrübeli erkek sporcu, araştırmanın diğer kısmında da hem yüksek hem de alçak ayak pozisyonlarında leg press egzersizini yapmışlardır. Araştırma sonunda çömelme hareketinin hem quadriceps (ön bacak) hem hamstring (arka bacak) hem de calf (baldır) kaslarını leg press'e kıyasla daha fazla çalıştırdığı sonucuna varılmıştır. Benzer bir araştırma da Kevin Wilk ve ekibi tarafından yapılmıştır. Bu araştırmada squat, leg press ve leg extension olmak üzere üç egzersiz karşılaştırılmış ve %60 uyarıyla ön bacağı en çok çalıştıran egzersizin squat olduğu tespit edilmiştir. En büyük fark ise arka bacak kaslarında ortaya çıkmıştır. Leg press ve leg extension en fazla %12-13 hamstring aktivasyonu sağlarken, squat %36 aktivasyonla üç misli daha fazla arka bacağı çalıştırmıştır. Çalışan kasların yanında işin bir de hormonsal boyutu var. Amerikan Kuvvet ve Kondisyon Derneği'nin Kasım 2013 tarihli bülteninde yayımladığı bir araştırmada, tecrübeli ağırlık sporcuları maksimal kaldırabilecekleri ağırlığın %80'i ile squat ve leg press çalışmışlar. Bu esnada kol damarlarına yerleştirilen ve kateter adı verilen tüpler sayesinde kan örnekleri hızlıca alınabilmiştir. Araştırma sonunda squat çalışmasının leg press'e göre çok daha fazla testosteron ve büyüme hormonu salgıladığı ortaya çıkmıştır. Tam çömelme esnasında testosteron üretimi leg presse göre %25 daha fazla iken, büyüme hormonu üretimi neredeyse %200 daha fazla sağlanmıştır. Hatta antrenmandan yarım saat sonra dahi çömelme yapan sporculardaki büyüme hormonu seviyesi %100 daha fazla seyretmekteydi.