Günler, haftalar, aylar geçecek... iyi rüzgar alan bir balkon köşesinde, neyi başarıp başaramadığımı umursamayan insanlarla birlikte gülüp eğleneceğim. öyle ki, beni ilk defa görenler hayatımda hiç mutsuz olmadım sanacak.
Muhibbi der ki:
Dostum; ben gönlümü senden yana yolladım.. Onun bir daha benden yana gelmesi mümkün değil..
Ey yay kaşlı, okun ne zaman göğsümden yana doğrulsa, o okun ucundaki demirden yana göğsümü germezsem, erkek değilim..
Ey dost gönlümü aldın..
Şimdi maksadın cânım ise, ben cânımı ve başımı çoktan koydum bu yolun üstüne"
Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey mitolojiden çok bir kadının kendini bulma hikayesi oldu. Kitaba başlarken büyüler, tanrılar ve destansı olaylar okuyacağımı düşünüyordum ama karşıma yalnızlık, dışlanmışlık, aşk, güç ve özgürlük üzerine baya insani bir hikâye çıktı.Karakteri sevdim çünkü kusursuz değildi. Hata yaptı, yanıldı, kırıldı ama her seferinde yeniden ayağa kalktı. Yazarın dili de oldukça akıcıydı; mitolojik olayları karmaşıklaştırmadan anlatmayı başarmış ki bu oldukça zor bir şey bence.Bununla birlikte kitap her okura hitap etmeyebilir. Olay örgüsü zaman zaman yavaş ilerliyor ve aksiyondan çok karakterin iç dünyasına odaklanıyor. Bence hareketli bir kurgu bekleyenler bazı bölümlerde sıkılabilir. Ben de özellikle orta kısımlarda akışın düştüğünü hissettim.
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma