Bütün iyiliğine rağmen ne kadar anlayışsız.. dedi. Sonra yüksek sesle ilave etti “Müşkül vaziyette kalan bir insan için böyle hükümler verilir mi ? Asıl iyilik tanımadıklarımıza
yaptığımız iyiliktir ; halbuki biz bütün hüsnüniyetimizi dostlarımıza saklayıp bunların dışında kalanları bir çırpıda ve kısa bir hükümle fena addediyoruz!..”
Kısacası, gündelik hayatımızın her anında materyalistik bir tablo ile karşı karşıya bulunuyoruz. Böyle bir hayat içinde , Allah rızası, hasbilik, öte dünya endişesi kimseyi fazla ırgalamıyor. “Yarın” diye düşünülen şey artık çoğumuz için öte dünya kaygısı olmaktan çıkmıştır. Yarın sorusu, çokları için tatil hazırlığından ibaret hale gelmiştir.