İnsanların fazlasıyla övdüğü her şey, elde edince heyecanlanıp alkış tuttukları her şey, bütün bunlar onlara en ufak mutluluk getirmez. İnsanlar neye hücum ederlerse, onlara hakkında çok konuştukları şeyden yarar gelecek sanarlar. Ama istediklerini elde eder etmez, yine heyecanlanmaya, huzursuzlanmaya ve ellerine geçmemiş olan şeyleri kıskanmaya başlarlar. Boş arzularını tatmin etmek değildir onlara huzur verecek şey, tam tersine, bu tür arzulardan kurtulmak huzur verir.
Eğer bunun doğru olduğunu görmek istersen, kendini, şu vakte dek onları elde etmek için harcadığın çabanın yarısını olsun kendi boş arzularından kurtarmaya harca, o zaman hemen göreceksin ki böyle davranarak, çok daha büyük huzur ve mutluluk elde edeceksin.
-EPİKTETOS
Neyse, demem o ki kendini aşan anlamlar üretmek beynimizin ve zihnimizin bir işlevi; daha da önemlisi, adeta varlık nedeni.
Tabii bunu yapabilmesi için doğru beslenmesi, hakikatin tüm yönlerinden haberdar edilmesi gerekiyor. Daha da mühimi, onu çalıştırmak gerekiyor. Ancak çalışan bir zihin, aldığı yeni veriler arasında bağlantılar kurarak sahibine yeni bir Ufuk ve anlam alanı aralayabiliyor.
Oscar Wilde'a göre yaşamak çok nadir rastlanılan bir şeydir. Çoğu insan sadece var olur. O yüzden insanların şu soruyu kendilerine sormasını ister.
"Ben yaşıyor muyum, yoksa sadece nefes mi alıyorum?"