Reddedilmeyen Dönüşüm: Psikolojik Teslimiyet
Psikoloji literatüründe "öğrenilmiş çaresizlik" kavramı, bireyin tekrarlayan çaresizlik deneyimleri sonucunda kaçış mümkün olsa dahi harekete geçmemeyi seçmesini tanımlar. Gregor Samsa'nın dönüşüme verdiği tepki bu kavramın neredeyse klinik bir yansımasıdır. O, böcek olmadan önce de bir anlamda böcekti yaşamı borç ödemek, ailesini geçindirmek, patronunu memnun etmekten ibaretti. Dönüşüm, bu köleliği yalnızca görünür kılmıştır.
Freudcu bir okuma bu kabullenişi farklı biçimde ele alır: Gregor'un ego'su o denli aşınmıştır ki, yeni beden bir tehdit değil, varoluşsal bir rahatlama olarak algılanmaktadır. Artık işe gitmek zorunda değildir. Artık aile reisi rolünü taşımak zorunda değildir. Böcek bedeni, onun uzun süredir hissettiği ama ifade edemediği içsel durumun dışsallaşmasıdır.Gregor'un Kaçırılan Özgürlüğü
Gregor Samsa böcek olduğu sabah, tarihinin en büyük özgürlük fırsatıyla yüzleşti ve onu fark etmedi. Artık işe gitmek zorunda değildi. Patronunun öfkesini taşımak zorunda değildi. Ailesinin borçlarını sırtlamak zorunda değildi. Bedeni değişmişti; ama zihni, eski hayatın raylarında ilerlemeye devam etti. Böcekleşmek özgürleştirmedi çünkü Gregor içsel olarak hiç değişmedi.
Peki ya kabul etseydi gerçekten, derinden kabul etseydi? Patronundan, ailesinden, borçtan ve onların baktığı pencereden uzaklaşıp kendi böcek varoluşunu sahiplenseydi ne olurdu?Epiktetos: Kırılan Bacak, Kırılmayan Ruh
Epiktetos bir köleydi. Efendisi Epafroditos, bir gün onun bacağını bilerek büktü sadece eğlenmek için, sadece gücünü kanıtlamak için. Efsaneye göre Epiktetos gülerek şunu söyledi: "Kıracaksın." Efendi büktü. Bacak kırıldı. Epiktetos yine gülerek: "Söylemedim mi?" dedi. Gregor, Epiktetos'un yaptığını yapabilseydi yani dönüşümü bir trajedi