İnsan yalnız esas meseleleri halletmek için kafasını yormalı ve teferruat kendiliğinden iyi bir şekilde halledilmelidir.Hayatta mantık olsa böyle olur.
Pireleri 20 santim derinliğinde fanusun içine koyarlar, alttan ısıtırlar...Pireler rahatsız olur, ortamdan kurtulmak için zıplar, dışarı çıkar.
Sonra?
Pireleri 20 santim derinliğinde fanusun içine koyarlar, fanusun üstünü cam ile örterler, alttan ısıtırlar...Pireler rahatsız olur, zıplar, tınk diye cama vurup, geri düşerler.Tekrar zıplarlar, nafile, gene çarparlar...
Engel şeffaf olduğu için, kendilerini neyin engellediğini bir türlü anlayamazlar.Böylece, çarpa çarpa, zihinlerinde “özgürlük sınırı” oluşur.
Sonra?
Tavandaki camı kaldırırlar, pireler gene aynı fanusun içine koyup, alttan ısıtırlar...Görülür ki, pireler en fazla 20 santim zıplıyor! Engel yoktur, daha yükseğe sıçramaları, özgür olma imkanları vardır ama kafayı çarpmamak için, buna cesaret edemezler. Çünkü artık “görünmez engel” zihinlerindedir... “ Yapamayız, boşuna denemeyelim” diye düşünürler.