Romanın dilinde fazlaca yabancı kelimeler vardı ama bu romanı anlaşılamayacak bir yöne sokmamış, gerektiğinde parantez içinde anlamı verilmiş ya da alta not düşülmüş.
Seniha'nın bu fevri tavırları hiç hoşuma gitmedi. Özgür yaşamak için kalp kırmak gerekmezdi. En sonu yarım kalmış gibi geldi. Hakkı Celis'in aşkına cevap bulamayıp, sonrasında vatan aşkına tutulup şehit olması çok güzeldi.
Faik Bey ise dalga geçtiği aşk konularından kendisi de nasiplendi ve bu ona çok güzel bir ders oldu. Bu romanda en acıdığım karakter ise Naim Efendi idi. Yazık, torununun kahrından yataklara düştü, acınacak hale geldi. Seniha bir kere kapısına gitseydi, bütün yaptıklarının hepsini Naim Efendi affedecekti.