Öncelikle kitabı bitirmek benim için hiç kolay olmadı çünkü yalnızca bir yaşam öyküsü değil, aynı zamanda insanın içini sızlatan gerçek bir hayatta kalma hikayesi okudum.Waris Dirie'nin çocukluğunu, çölde geçen yaşamını, maruz kaldığı acıları ve sonrasında kendi hayatını yeniden kurma mücadelesini okurken birçok yerde durup düşündüm.Özellikle küçücük bir çocuğun yaşamak zorunda bırakıldığı olaylar insanın içini parçalıyor. Kitap boyunca, öfke, üzüntü,hayranlık ve umut hepsi birbirine karışıyor.
Waris'in anlatımı çok sade ve akıcı. Abartılı bir dil kullanmamış.Özgürlük arayışı ve kendi ayakları üzerinde durma çabası beni gerçekten çok etkiledi. Kitabı okurken sadece Waris'in hayatını okumadım, dünyanın birçok yerinde halâ sesi duyulmayan kadınların çektiklerini, yaşadıklarını da görmüş oldum. Acı, çok acı...