-OKTAY RİFAT'A-
Önce bütün şairlere selam
Sonra şunu söylemek isterim
Ölüm hiçte güzel değil
Ne sabah var ne akşam
Sokakların ellerinden öperim
Bana yaşamasını öğretmişlerdi
Dost olsun düşman olsun
İnsanlara iyi günler dilerim
Söyle sarı saçlı daktiloya
Ben yokum artık
Vefasız dostlara hatırlat
Kimseye kalmaz o dünya
Nasıl unuturum güzeldi yaşamak
Fakat hakkı varmış Oktay'ın
"Hatıralar da dal istiyor
Kuşlar gibi konacak"
Kitabı okudum demem yerinde midir, bilemiyorum. Çünkü kitabı okumak yerine radyo tiyatrosunu dinledim. İlk kez, polisiye tarzında bir kitap okumak istemiştim, satın alamayınca da radyo tiyatrosunu dinlemiş ve çok sevmiştim. Kitap, insanı meraktan kudurtan bir tarzda yazılmış. Bu gibi kitapların son cümlesi okunmadan kitap kapatılamaz. Polisiye türüne bu kitaptan başladığım için şanslıyım...
" On küçük Zenci yemeğe gitti,
Birinin lokması boğazına tıkandı. Kaldı dokuz.
Dokuz küçük Zenci çok geç yattı,
Sabah biri uyanamadı. Kaldı sekiz.
Sekiz küçük Zenci Devon'a gezmeye gitti,
Biri geri dönmedi. Kaldı yedi.
Yedi küçük Zenci odun kırdı,
Biri baltayla kafasını yardı. Kaldı altı.
Altı küçük Zenci kovanla oynadı,
Birinin yabanarısı soktu. Kaldı beş.
Beş küçük Zenci hukuka merak sardı,
Biri yargıç oldu. Kaldı dört.
Dört küçük Zenci denize yüzmeye gitti,
Birini kırmızı balık yuttu. Kaldı üç.
Üç küçük Zenci hayvanat bahçesine gitti,
Birini büyük bir ayı kaptı. Kaldı iki.
İki küçük Zenci güneşe oturdu,
Birini güneş çarptı. Kaldı bir.
Bir küçük Zenci yapayalnız kaldı, gidip kendini astı. Ve kimse kalmadı..."
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,7bin okunma