'Çocuklar vicdan azabı çekmezler. Çünkü vicdan azabı çekilecek olaylar için daha zamanları olmamıştır. Vicdan azabı çekilecek işler yapmak için büyümek, büyük adam olmak gerekir. '
Franz Kafka'nın Dönüşüm kitabını bitirdikten sonra bir insan ne yaşamış olabilir de kendini böcek olarak hayal edebilir? diye kendime sormuştum babaya mektup kitabını bitirdikten sonra taşların yerine oturduğunu farkettim ve ilk defa kendimi inceleme yazmak zorunda hissettim.
En yakınlarımız tarafından maruz kaldığımız psikolojik şiddetin, sevgisizliğin, bencilliğin hayatlarımız üzerindeki olumsuz etkilerini çarpıcı bir şekilde anlatmış fakat bu yazdıkları gerçek sahibi (babasına) hiçbir zaman ulaşamamış.
Babasının onun acılarını küçümsediğini, evlilik girişimindeki başarısızlıklarını diğer tüm başarısızlıklarıyla aynı kefeye koyduğunu, konuşmaya çalıştıkları zamanlarda bile her ikisininde farklı şeylerden bahsettiklerini, kendisi tarafından derin anlamlar taşıdığına inandığı şeylerin babası tarafından sıradan görüldüğünü ' birinin önünde çıkacağı beş alçak merdiven basamağı, bir başkasının önündeyse tek ama o beş basamağın toplamı kadar yükseklikte bir basamağın olması gibidir bu;birinci kişi yalnızca bu beş basamağın değil, daha yüzlercesinin binlercesinin üstesinden gelecektir, büyük ve yorucu bir yaşam sürmüş olacaktır, ancak çıktığı basamaklardan hiçbiri onun gözünde ikinci kişi için o tek, ilk, yüksek sahip olduğu bütün güçleriyle tırmanılması olanaksız, ne yukarı ve elbette ne de dışına çıkabildiği anlamı taşımış olmayacaktır. ' bu sözlerle dile getirmiştir.
Hayatlarımıza dokunduğun için sonsuz teşekkürler KAFKA
Senin fikrin doğruydu, başka her fikir çılgıncaydı, aşırıydı, kaçıklıktı, normal değildi. Bu arada özgüvenin öylesine büyüktü ki, tutarlı davranma zorunluluğu hissetmiyor, ama yine de haklılıkta direnmekten vazgeçmiyordun. Bir konuda hiçbir fikre sahip olmadığın da olurdu, bu yüzden konuyla ilgili olası tüm fikirler istisnasız yalnış olmak zorundaydı. Örneğin Çeklere söverdin, sonra Almanlara, ardından Yahudilere; üstelik ayrım yaparak değil, her konuda söverdin ve sonunda geriye senin dışında kimse kalmazdı. Benim gözümde, haklılıkları düşünceyi değil kendi şahıslarını baz alan bütün zorbaların sahip olduğu o muamma özelliği edinmiştin. En azından bana öyle gelirdi.