Önce beni sessiz, içe kapanık biri olarak anlattıklarını söyledi, bu konuda benim ne düşündüğümü öğrenmek istedi. "Söyleyecek fazla bir şeyim hicbir zaman olmadı. Ben de sustum," diye karşılık verdim.
Bu satırları yazarken çektiğim ıstırabı bir Allah bilir, bir de ben. Her kelimenin üzerinde uzun uzun düşünüp öyle yazıyorum. Belli ki yazı da bir tür kuyumculuk. Bu yüzden bir kuyumcunun zamanını, sabrını ve hünerini istiyor.
Hayatınızda bir değişiklik yapmak hoşunuza gitmez, mi, diye sordu. Ben de insanın hayatını hiç değiştirmediğini, her hayatın az çok aynı olduğunu, buradaki hayatımdan hiç şikâyetçi olmadığımı söyledim.