VII

Bunları ne zamandır ertelediğini ve tanrılardan ne ka­dar çok onur verici görev almış olursan ol onlardan yarar­lanamadığını hatırla. Şimdiye kadar, nasıl bir düzenin par­çası olduğunu ve düzeni muhafaza eden akışın ne olduğunu temellendirmediysen, bundan böyle bunları idrak etmeye ihtiyacın var; eğer zihnindeki sisleri aydınlatmak için kul­lanmazsan sana sınır çizen zamanın da belirlenmiş bir sınırı olduğundan o gidecek, sen gideceksin ve bu yaşamın tekrarı mümkün olmayacak.
Sayfa 26 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Doğanın her parça­sında bulunan iyi, doğanın tüm parçalarını meydana getirir ve doğayı muhafaza eder. Sadece evrenin parçalarının deği­şimleri değil, bu parçalardan bir bileşene dönüşmüş şeylerinin değişimleri de düzeni muhafaza eder. Bu ilkelere sahipsen, sana yararları dokunur.
Sayfa 26 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Biraz etten, biraz yaşam nefesi ve yönetici akıldan ibaret olan şey her neyse, o benim. Kitapları uzaklaştır: Bundan böyle onlara kapılıp gitme! Buna müsaade yoktur. Fakat daha şimdiden ölen biri gibi bu eti de küçümse: O et, sinir, damar, atardamar, kirli kan ve kemiklerden oluşan bir yığındır sadece. Ve aldığın nefesin de ne olduğuna bak: Her zaman aynı olmayan, fakat her fırsatta dışarı çıkarttığın ve yeniden içine çektiğin havadan ibaret.
Sayfa 25 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Zira ayaklar, eller, gözkapakları, altlı üstlü sıralı dişler gibi birbirimize yardım için doğduk. Yani akrabaların bir­birlerine aykırı davranması doğaya aykırıdır. Dolayısıyla birbirimize sinirlenmeyi ve birbirimize darılmayı engelledik.
Sayfa 25 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Ayrıca şımarık ve kararsız olmamayı, aynı yerlerde, aynı uğraşlarda severek vakit geçirmeyi; bir baş ağrısı nöbetinden sonra yenilenmiş ve dinç olarak vakit geçirdiğim uğraşlara dönebilmeyi; çok fazla sırra sahip olmamayı, pek az ve çok nadir olmak şartıyla yalnızca kamusal sırlara sahip olmak gerektiğini; hem başladığım işlerin nihayete ermesinde hem bu işlerin hazırlık safhasında, hem bu işlere yaptığım bağış­larda, hem de işlerin denetlemesinde ihtiyatlı ve hesaplı dav­ranmayı ve bu işleri insanın ihtiyaçlarını açıkça belirleyerek yapmayı, bu işleri şan için yapanlardan olmamayı öğrendim.
Sayfa 20 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat