Babamdan ayrıca toplumun içinde ve cana yakın olmayı, insanlarla iletişim kurma isteği kalmamış biri gibi görünmemeyi; kendi vücuduma özen göstermede ölçülü olmayı ve yaşamı çok seven, gösteriş meraklısı ya da yaşamı gerçekten hakir gören birisi olmamayı öğrendim.
Babamdan talihin olanak tanıdığı, yaşamı kolaylaştıran herhangi bir şeyi kullanmayı, ama kibirsiz ve mazeretsiz, işe yarar bir şekilde kullanabilmeyi; bu şeyler elde edildiğinde sadelikle elinde tutabilmeyi, gittiklerinde ise onlara ihtiyaç duymamayı; hiç kimsenin ne bir sofist, ne bir küstah, ne de bir bilgiçmiş gibi bahsedemeyeceği fakat olgun, eksiksiz, dalkavukluğa meyli olmayan, kendi kendini ve başkalarını yönetebilen bir adam olmayı öğrendim.
Babamdan tanrılarla ilişkilerde batıl inançlara yer vermemeyi, laf cambazlığı yapmamayı, dalkavukluk etmemeyi, ayaktakımına kur yapmamayı, her şeyde aklı başında ve kararlı olmayı; katiyen kaba olmamayı ve yenilik için yanıp tutuşmamayı öğrendim.
Babamdan... Başkalarının duygularına saygı göstermeyi; ne olur olmaz dostlarımı kendi ziyafetime çağırmayı, ne de seyahat ederken onların bana eşlik etmelerine ihtiyaç duymayı, arkadaşlarım yapmakla mükellef oldukları herhangi bir iş yüzünden gelemediklerinde daima aynı kalabilmeyi; dostlarıma göz kulak olmayı, onlardan asla çabuk soğumamayı ve sinirlenmemeyi; her şeyde kendi kendine yetmeyi ve ışık saçmayı; gerçekleşmesi muhtemel bir şeye karşı önceden tedbir alabilmeyi ve en ufak şeylerin bile düzenlemesini sessiz sedasız yapabilmeyi öğrendim.
Maximus'tan kendime hâkim olmayı ve hiçbir şeye göre şekillenmemeyi; hem bütün zor durumlarda hem de hastalıklarda iyi kalpliliği; hem teskin edici hem de ağırbaşlı, ılımlı bir mizaca sahip olmayı; yorulmak nedir bilmeden görevlerimin üstesinden gelmeyi; söylediğim sözleri düşünerek söylediğim, yaptığım işleri de kötü yapmadığım konusunda herkesin güvenini kazanmayı öğrendim. Hiçbir şeye şaşırmamayı ve hiçbir şeyden etkilenmemeyi; asla aceleci, üşengeç, şaşkın, kederli, durup dururken sırıtan, ya da tam tersine sinirlenen ya da etrafına kuşku dolu bakışlar atan birisi olmamayı öğrendim. Yardımseverliği, hoşgörülü olmayı ve dürüstlüğü; doğru yola yönelen birinden çok, doğru yoldan çıkarılamayan biri izlenimi vermeyi; günün birinde herhangi birinin, herhangi birine tepeden baktığımı düşünmemesini ve herhangi birinin de kendisini benden daha üstün sanmamasını sağlamayı; hoş vakit geçirmeyi belli bir sınır içerisinde tutmayı öğrendim.