Veysi

kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteber elbette kırlardan kırlardan gelecekler başka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstleri söyleyin nasıl dayanılır dükkânlara depolara bu katran kokusu başka türlü nasıl geçer sonsuza varmadan bir önceyiz sanki -o sayının da bir adı vardı unuttum- her şey öyle saydam öyle madensel kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber eskiden şaşardık bazı şeylerin yokluğuna artık bu yokları var etmeyi usladık ağaçları budadık ormandan balıkları tuttuk denizden hani bazı açılmaz sanılan kapıları omuzladık çünkü herkesin elinde bir saat bir sümbülteber hey koca dünya nasıl avucumuzdasın nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin elbette kırlardan gelecekler kırlardan kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber ey güzelim sümbül ve teber ey canım gördüğüm sanki o değildi sanki kuşlar albümünden bir maden
Şiir
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
hazırlandın diyelim bir yolculuğa "bu,yalnızlığı da olabilir"diyor birisi dayanıklı mısın bakalım silahın nedir ilkin asfalt ve beton bir bakarsın önün ardın su kesilir yüzme de bilmezsin ayrıca "çocuklukdan kalma şeyler bunlar" diyor matrağa düşkün biri "nasıl olsa yenilir" oysa kavradığım her şeyin adını bilmek biraz bunaltıyor beni örneğin bir atom santrali projesi hollanda daki bir caz konseri ölececeğimi biliyorum nasıl olsa ama gölgemi önüme düşürüyor güneş önümden gelirken şaşırıyorum gövdemi matrağa alışkınım aslında ama ille kayayı delen incir, suları aşan gemi!
Şiir
SONSUZ VE ÖBÜRÜ
En değerli vakitlerinizi bana ayırdınız sağolunuz efendim gökyüzününün sonsuz olduğunu bana öğrettiniz öğrendim yeryüzünün sonsuz olduğunu öğrettiniz öğrendim hayatın sonsuz olduğunu öğrettiniz öğrendim zamanın boyutlarının sonsuzluğunu ve havanın bazen kuşa döndüğünü öğrettiniz öğrendim efendim ama sonsuz olmayan şeyleri öğretmediniz efendim baskının zulmun kıyımın açlığın bir yerlere kıstırılıp kalmanın susturulmanın aşk mutluluğunun ve eski hesapların aritmetiğin bile bunları bulmayı bana bıraktınız size teşekkür ederim
Şiir
Hiçsizliğe Tanrı sen ne kadar güzelsin bir hiç olarak ormansın belki bilmiyorum belki ormanda bir ağaçsın şuncacık bir pazartesi günüsün insanları dupduru edemeyen bütün karayollarında ve demiryollarında gider gelirim bütün dünyada ama biliyorum Kırşehir'de mezarsın bir kilisesin Kapadokya'da sözgelimi yumurtada zarsın ustasın sabahları yapmada en katı yoklukları koyarak insanın içine akşamüstlerinde biraz gaddarsın sular ve zamanlar kararırken ne yapalım bari bağışlayalım birbirimizi.
Şiir
Ama artık susuyorduk. O duygu selinden sonra her sözcük yetersizdi. Tesadüfen onunkiyle buluşan bakışlarımı utangaç bir tavırla ondan kaçırıyordum: Kendi yarattığım mucizeyi görmek beni çok derinden etkiliyordu.
Düşünce