「"Bir keresinde, bir kaya parçasının kum, basınç ve zamandan oluştuğunu söylemiştin. Ben kumdum, dağılıp gitmem çok kolaydı. Sen basınç oluşturdun, Gabriel, beni bu arada tutan şey buydu; senin sevgin. Bana olan güvenin benim de kendime bir şans tanımamı sağladı. Ve sonra bana en özverili hediyeyi sundun: Zaman. Böylece yeniden paramparça olup bir araya geldim."」
Ölü Tanrı'nın Şarkısı
Apollon'a adanması için şehrin kurtulduğu gün doğan üç kız zamanla yetiştirilmek üzere eğitime alınırlar tam çocukların doğumundan 17 yıl 17 ay 17 gün sonra içlerinden birisi gün doğumunda Tanrı'ya kendini adayacaktır. O gün gelip çattığında Mara seçilerek tanrının gelini olarak tapınağa gönderilir ve kendisini adaması beklenir fakat yıllardır seçilecek kişinin kendisinin olmayacağı düşüncesiyle hiçbir şeye önem vermemiştir ve kendini adarken yanlışlık yaparak ölü tanrıyı çağırır.
Buradan sonra işler çok fazla karmaşıklaşıyor ve insanı içine çeken bir mitolojik yapıyla beraber hayal dünyasında üst seviyelere çıkartıyor akıcı güzel yazılmış harika bir kitap. Ayrıca Türk yazarlara karşı ön yargımı yıktı ikinci kitabın ne zaman çıkacağını o kadar merakla bekliyorum ki bittiğinden beri kendi kendimi yedim bitirdim burada.
Kısacası Rae ve Mara'nın hikayesi beni derinden etkiledi ve herkesi de etkileyeceğini düşündüğüm için bu paylaşım yapıyorum hepinizin okuması dileğimle.
Gerçekten harika bir kitap teşekkür ediyorum yazara ikinci kitabı da ikinci kez söylüyorum ki çok merakla bekliyorum