Caraval serisinin üçünkü kitabı olmakla birlikte mireler ile ilgili büyük gelişmeler ve sonuçların yaşandığı bu kitapta bazen güvenin insanı nasıl yaraladığını tamamıyla anlıyoruz.
Kardeşler bu sefer gerçekten zorlu bir süreçte mücadele veriyor olanlara karşı ve iki güçlü karakter oluşuyor bana göre bazı eksik ve eleştirel yanları elbet var fakat ben beğendim.
Vale konusunda ise bazen haksızlık yapıldığını düşünürek üzülürken bazen de böyle daha iyi olduğuna emin oldum.
Kitap genel olarak sürükleyiciydi ama bazı yerlerde bence fazla uzatıldığı için yordu...
「 Hiç kimseye aşık olmadım ve sizin haricinizde kimseye de olmayacağım. 」
「 Fakat aşıklar gibi ölmek... Birlikte yaşayabilmek uğruna, yan yana ölmek. 」
Gizemli bir ailenin kızı olan Carmilla, Laura ve ailesinin evinde kalmaya başlar. Carmilla geldikten sonra gün gün Laura solmaya başlar fakat bunu kötüye yormaz sadece etrafta gezen dedikoduların bir esiri olduğunu düşünür çevrelerinde aynı yaşlarda ölen kızlardan oluşan bu düşünce... Bu yüzden de Laura'nın endişesi kendinin de düşünmekten dolayı böyle bir hastalığa yakalandığı yönünde.
Yeni gelen misafirin anlattıkları ile gizem ortaya çıkar ve olaylar hızla gelişir.
Mutlak son sadece parantezin içindekilerden ibarettir.
Oldukça güzel ve etkileyici bir vampir hikayesi aslında en güzel vampir hikayesiydi benim için. İnsanın içinde korku uyandırması gereken paragraflar yakınlık uyandırıyor ve derinden sarsıyor gerçek bir aşkın gerçekleşmemesi benim için çizginin dışında bir hikaye olmasına neden oluyor çünkü insan düşüncelerinde hissettiklerini yanında olmasa bile kalbinde taşır tüm zamanları aşıp çağının dışına çıkan yazar eminim amacından başka bir yola sapan bu okurlar sayesinde mutlak bir son yerine sonsuzlukta aranan bir kitap haline geldi...