Yerinde duramayan bir gezgin bile sonunda vatanını özler ve kulübesinde,eşinin koynunda,çocuklarının arasında hepsine ekmek edinme uğraşında dünyanın enginlerinde boşuna aradığı sevinci bulur.
Üzülüp üzülmediğimi mi soruyorsun ? Artık üzülmüyorum cevabını verebilirim.Ona zor gelse de aslında cezalandırıldığı için rahatladı.Asıl dün mutsuzdu,kırdığı oyuncak at ocaktayken ve tüm ev halkı oyuncağı ararken,kendisi her an oyuncak bulunur korkusu ile yaşıyordu.Korku cezadan çok daha ürkütücüdür,çünkü ceza kestirilebilir bir şeydir ancak korku belirsizdir ve o gerginlik sonsuz bir dehşet duygusu yaratır.Fakat kızımız cezasını öğrenir öğrenmez rahatladı.Ağlaması seni yanıltmasın,rahatladığı için ağladı,öncesinde baskı altındaydı.Ve bir şeyi saklamak söylemekten daha ağır gelir insana.O eğer çocuk olmasaydı ya da içini en derin noktasına kadar görme olanağımız olsaydı,inanıyorum ki aldığı cezaya ve döktüğü göz yaşlarına rağmen dün olduğundan daha iyi hissettiğini görürdük.Oysa dün görünürde kaygısızca ortalıkta dolaşıyordu ve kimse onu suçlamıyordu.