Â'mâk-ı Hayâl (Hayalin derinlikleri, hayal pınarları)
Peygamberimiz "Ya Rabbi eşyanın hakikatini bana göster." diye dua etmiştir.
Filibeli Ahmed Hilmi, Birkaç Söz kısmında “Hikmet” adını verdiği önce haftalık daha sonra günlük yayımladığı gazeteden bahseder. Bu sebeple önce “Hikmet” tanımı yapmak istiyorum.
Hikmet; bize açılan bir kitap bir bilgidir.
Hikmet; veri tabanıdır.
İnsanın var olanı karşısına alıp ondan okuduğunda orada görünmeyen bir şeyi açıklama çabasının sonucu olarak, yeni bir bilgi üretmenin kaynaklık etmesi insanın hikmetidir ve kime böyle bir güç verdiyse kendisine iyilikte bulunulmuştur.
Hikmet; verdiğimiz kararda tam isabet etmektir.
Doktorun doğru teşhis etmesi, tam isabettir. Davalı-davacı arasında adaleti sağlamaktır.
Hikmet; bir varlığı yok olsun diye değil sonsuza kadar var olsun diye yapmaktır. Kişinin içindeki ölümsüzlük duygusu da bununla örtüşür. Sebepsiz bir eylem yoktur.
Hikmet; bir anlayış bir yorumlama gücüdür.
(Allah'ın hikmetinden sual olunur.)
Â'mâk-ı Hayâl, Fantastik dünyasının içinde asılı çok gerçekçi bir hikâyedir.
İnsanın kendini bulma yolculuğudur. Hayatta hep “Aynalı Baba”lar vardır. Yeter ki siz fırsatları bulun ve değerlendirin, yolculuğa hazır olun, gerçeklerle yüzleşmeye ve yaşamaya cesaretiniz olsun.
Â'mâk-ı Hayâl, başucu kitabınız olabilir. Her zaman ihtiyacınız olan, canınız sıkıldığında ya da mutlu olduğunuzda açıp okuyabileceğiniz bir eser.
Raci ve Aynalı Baba’nın yolculuğu, Hz Musa ve Hızır'ın yolculuğu gibidir. Görünenin bir de arka yüzü vardır, görülmeyen. Mühim olan bunu keşfetmektir. Hem ilmi hem felsefi hem de coğrafi bir donanım vardır kitapta. Kur'an ilmi ve tasavvuf bilgileri mevcuttur. Aynı Mevlana'nın Şems’i gibi Raci'nin de Aynalı Baba’sı vardır. Yani ona yol gösteren bir Meczup.
Â'mâk-ı Hayâl, mezarlık