Marx ve Engels'ten bir uyarlamayla 1960'lı yılların dünyası şu şekilde tasvir edilebilir: 'Dünyada bir hayalet dolaşıyor(du), milliyetçilik hayaleti.' Bu cümle 1960'lı yıllar dünyasının çok basit ama kuşatıcı bir özetini verecektir.
İnsanların büyük çoğunluğu Kamala, düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgarın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgar varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.
Sevgide henüz bir çocuk sayılan ve körü körüne, doymak bilmeksizin dipsiz bir uçuruma dalar gibi sevi hazlarından içeri dalmaya heveslenen Siddhartha...