Başkalarına tüy gibi hafif gelen şey, sana kaya gibi ağır gelecek. En sıradan şey bile sana dik bir yokuş gibi görünecek. … Herkes merdiveninden aşağıya iniyor; sen çarşafını yırtıp parçalarını birbirlerine bağlayarak ip yapacak, sonra bu ipi gece vakti, fırtınada, yağmurda, kasırgada pencerenin altındaki uçuruma sarkıtacaksın ve ip kısa gelirse aşağıya inmenin tek yolu inmek olacak. Belli bir yükseklikten tesadüfen aşağıya, bir uçuruma düşmek, ama neyin üstüne? Meçhule.
Bu dünyadan başka dünyalar, çoğunluğun dışında kalan düşünceler, bilgenin yorumlarından ayrı yorumlarda var kuşkusuz. O halde kim sorgulayacak seni? Vaktini hayaller kurarak tüketmenden dolayı kim suçlayacak seni ya da bitimsiz enerjinin taşkınları sayılabilecek uğraşlarını kim hayatın boşa harcanması olarak görüp seni kınayacak?