Ashâbü'l-Uhdud kıssası hepimizce malumdur. Kurân'ın detay vermediği, sadece ismini andığı bu kıssayı bize detayları ile anlatan bizzat Efendimiz dir. O kıssada şehit olurken koca bir toplluğu imana taşıyan bir gencin hikâyesi anlatılır. O genç, sihirbazdan yüz çevirip rahibin yanında derse başlar, rahipten imana dair hakikatler ögrenir, sonra Allah o gence bazı özel kabiliyetler
verir. Hz. İsa gibi hastalara onun eliyle/vesilesiyle șifalar dağıtılır. Daha sonra kral kendi atalarının dininden vazgeçip tevhide yönelen bu genci çeșitli cezalara çarptırır, genç her cezadan Allah'ın yardımı ile kurtulur. En sonunda genç, krala: "Eger beni öldürmek istiyorsan bütün halkı topla, beni șu ağaca bağla, sonra bana:
Şu gencin Rabbi olan Allah adına!" diyerek o oku at, beni ancak böyle öldürebilirsin."der. Kral denileni yapar ve o sözü söyleyerek genci öldürür. Sonrasında bu olayı izleyen tüm ahâli: "Biz o gencin Rabbine iman ettik." derler ve kral hendekler kazdırarak
iman eden o ahaliyi ateş çukurlarında yaktırır.