Ömer Yatağan

Ömer Yatağan
@Vatanpervar
Ölümün olduğu bir dünyada hiçbir şey çok da ciddi değildir. Franz Kafka
Evrimleşme sürecinde herkes kendi yolundan gider, mükemmelliğin sınırlarını kendi değer sistemiyle belirler...
Sayfa 519 - Can Çağdaş·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
İnsanlar insan ırkına ait olan bazı mükemmel özellikleri kendi çabalarıyla ortadan kaldırır.
Sayfa 483 - Can Çağdaş·Kitabı okudu
Alıntı
Bizi Kim Cezalandırabilir?
“Endişelenecek neyimiz var? Kim başa geçerse geçsin bizler sonuçta sıradan halk olarak kalacağız. İmparatora direnip tahıl vermediğimiz mi var, yoksa hükümete direnip vergi mi ödemiyoruz? Yatın dediklerinde yatıyor, diz çökün dediklerinde diz çöküyoruz; bir de utanmadan bizi cezalandıracaklar mı? Sen söyle, kim bizi cezalandırabilir?”
Sayfa 447 - Can Çağdaş·Kitabı okudu
Alıntı
Fırtına uzun sürmez, sevenler uzun süre ayrı kalmazlar...
Sayfa 394 - Can Çağdaş·Kitabı okudu
Alıntı
Aşkın Üç Safhası
Aşkın ilk unsuru olan fanatizm yürek acısıdır, delinmiş yürekten çamsakızını andıran bir sıvı gibi damla damla damlar, acıdır ve taze kanla ödenir, kanama midede başlar, oradan ince ve kalın bağırsaklara geçer, zifti andıran bir bok gibi vücut dışına atılır, aşkın ikinci unsuru olan zulüm acımazsızca eleştirmektir, iki taraf da karşısındakinin derisini, gerçek ve ruh derisini yüzmek için sabırsızlanır, birbirlerinin damarlarını, kaslarını, kara veya kırmızı kalpleri de dahil tüm iç organlarını söküp atmak ister, sonra söktükleri kalpleri birbirlerine fırlatırlar, havada çarpışan o iki kalp parçalara bölünür, aşkın üçüncü unsuru olan soğukluk sürüncemeli ağır bir sessizliktir, soğuk duygular aşıkları buzlu çubuk dondurmaya çevirir, önce kış rüzgârları eser, sonra yere en sonunda kar düşer, ardından buz gibi sulara girilir, en çağdaş uygarlığın buzdolabına kaldırılır, domuz eti gibi soğuk hava deposuna asılır, sarıağız balığı gibi soğutma odasına kapatılır. Bu yüzden gerçek âşıkların yüzünü kırağı tutmuştur, vücut ısıları yirmi beş derecedir, sadece dilsiz bir davul çalarlar, konuşamazlar, konuşmak istemediklerinden değildir bu, dişleri öyle şiddetle birbirine çarpar ki çoktan konuşamaz hale gelmişlerdir, onları gören dilsiz sanır.
Sayfa 387 - Can Çağdaş·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam