Ömer Yatağan

Ömer Yatağan
@Vatanpervar
Ölümün olduğu bir dünyada hiçbir şey çok da ciddi değildir. Franz Kafka
Puan vermedi·272 syf.··
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 01:10
Kitabı genel olarak çok beğendim. İlk başlarda biraz yavaş ilerlediğini düşünsem de zamanla hikâyeye daha çok bağlandım. En çok hoşuma giden şey karakterlerin duygularının çok gerçekçi anlatılmasıydı. Okurken onların yaşadığı sevinci, üzüntüyü ve hayal kırıklıklarını hissedebildim. Bu yüzden karakterlerle kolayca empati kurdum. Kitap bana arkadaşlık, sevgi ve hayatın değeri gibi konular hakkında düşündürdü. Özellikle karakterler arasındaki ilişkiler çok etkileyiciydi. Hikâye bittikten sonra bile aklımda kaldı ve bir süre kitap hakkında düşünmeye devam ettim. Bence bir kitabın okuyucuda iz bırakması önemli bir şey ve bu kitap bunu başardı. Yazarın anlatımını da beğendim. Dilinin sade olması kitabı daha rahat okumamı sağladı. Ayrıca olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına odaklanılması hikâyeyi daha anlamlı hale getirmiş. Kitabın sevdiğim yanı bana hayatın değerini ve zamanın ne kadar hızlı geçtiğini düşündürmesi oldu. Okuduktan sonra bir süre hikâyeyi kafamda kurmaya devam ettim. "...yavaş yavaş fark ettim ki, yapmak istediğim birçok şey için bol bol zamanım olduğunu düşünmem hataydı, artık çabuk hareket etmem gerekiyordu, yoksa onlardan yakında tamamen vazgeçmek zorunda kalabilirdim." "...zaman umursamaz bir biçimde akıp geçiyordu." Olumsuz olarak söyleyebileceğim tek şey, bazı bölümlerin biraz yavaş ilerlemesi olabilir. Ancak bu durum kitabın genel olarak bıraktığı etkiyi çok azaltmadı. Genel olarak duygusal, düşündürücü ve insanı etkileyen bir roman olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden kitabı beğendim ve okunmaya değer buldum.
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·365 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 21:04
Siyasetname aslında çok akademik gibi görünse de, basitçe söylemek gerekirse bir “devlet nasıl iyi yönetilir” kitabı. Yazarı yıllarca devlet yönetmiş biri olduğu için teoriden çok tecrübelerini anlatıyor. Bu kitap biraz “yöneticilere nasihatler” gibi. En çok üstünde durduğu şey adalet. Yani diyor ki: Bir yönetici adil değilse, o devlet uzun süre ayakta kalamaz. Bu fikir bugün bile kulağa fazlasıyla tanıdık geliyor. Bir de sürekli “işi bilene ver” mesajı var. Torpil yapma, işi ehline bırak diyor. Bu da hâlâ en çok tartışılan konulardan biri. Kitapta dikkat çeken bir başka şey de yöneticinin halktan kopmaması gerektiği. Sarayda oturup her şey yolunda sanma; halkın içine gir, sorunları dinle. Bugünün diliyle: “sahaya in.” Tabii kitap padişahlık düzenine göre yazılmış. Demokrasi ya da seçim gibi kavramlar yok. Daha çok “iyi bir hükümdar nasıl olur” sorusuna cevap veriyor. Kısaca: Eski bir kitap ama mesajları hâlâ çok güncel. Özellikle adalet ve liyakat konusu… hiç değişmemiş gibi.
SiyasetnameNizamülmülk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,700 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 20:25
Şato’yu okurken açıkçası biraz karışık duygular yaşadım. Başta çok ilgimi çekti çünkü ortam bayağı gizemliydi. K.’nın köye gelişi, şatoya ulaşmaya çalışması falan derken “bir şeyler olacak” diye merakla okumaya devam ettim. O belirsizlik hissi gerçekten iyi verilmiş, insanı içine çekiyor. Ama ilerledikçe biraz zorlandım. Sürekli aynı şeyler etrafında dönüyormuş gibi hissettim. K. uğraşıyor, konuşuyor, bir yerlere gitmeye çalışıyor ama sanki hiçbir şey ilerlemiyor. Bu da beni biraz sıktı açıkçası. Bazen “tamam artık bir şey açıklansın” dedim ama yine belirsiz kaldı. Karakterler de bana çok sıcak gelmedi. K.’yı anlıyorum ama diğerleri biraz tuhaf ve uzak geldi. O yüzden bazı yerlerde kopuk okudum. Ama galiba Franz Kafka zaten bilerek böyle yazmış, yani o yabancılık hissini özellikle vermek istemiş gibi. Yine de kitap bittikten sonra düşündürdü beni. Hani okurken çok keyif aldım diyemem ama sonrasında “bu neydi şimdi?” diye kafa yordum. Sistem, otorite, ulaşamama gibi konular bayağı çarpıcıydı. Kısaca benim için: okuması biraz zor ve yer yer sıkıcı ama havası ve verdiği duygu gerçekten güçlü bir kitap. Herkes sevmeyebilir ama farklı bir deneyim olduğu kesin.
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2026 21. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 10:09
Masumlar’ı okurken en çok, karakterlerin iç dünyasına bu kadar yakından bakabilmek hoşuma gitti. Sanki olayları dışarıdan izlemekten çok, doğrudan onların zihninin içine giriyormuşum gibi hissettim. Bu da kitabı benim için daha etkileyici kıldı. Yazarın dili oldukça sade ama bu sadeliğin içinde güçlü bir duygu var. Abartıya kaçmadan, küçük detaylarla insanın içine dokunabilmesi bence kitabın en başarılı taraflarından biri. Özellikle bazı sahnelerde durup düşündüğümü fark ettim. Kitabın arka planında ise sadece bireysel hikâyeler değil, toplumla ilgili bazı eleştiriler de seziliyor. İnsanların bastırılmış yönleri, aile yapısı ve toplum baskısı üzerinden dolaylı bir şekilde siyasal ve toplumsal göndermeler yapıldığını hissettim. Bu da metni biraz daha derinleştiriyor. Yine de her şey kusursuz değildi. Bazı bölümlerde tempo belirgin şekilde düşüyor ve aynı duyguların etrafında dolaşılıyormuş hissi oluşuyor. Bu anlarda kopmadım ama biraz zorlandım diyebilirim. Genel olarak Masumlar, sakin ama etkisi sonradan büyüyen bir kitap gibi geldi bana. Büyük olaylardan çok, insanın içindeki sessiz kırılmaları anlatmasıyla aklımda kaldı.
MasumlarBurhan Sönmez · İletişim Yayıncılık · 2018879 okunma
Puan vermedi·456 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 13:01
Bu kitap gerçekten bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Genelde haberlerde, sosyal medyada ya da günlük hayatta hep insanların kötü yönlerini görmeye alışıyoruz. Bu yüzden ister istemez “insanlar bencil ve kötü” gibi bir düşünce oluşuyor. Ama bu kitap tam tersini savunuyor ve bunu okurken insan ister istemez düşünmeye başlıyor. Yazar, insanların aslında doğası gereği iyi olduğunu ve zor durumlarda bile çoğu zaman birbirine yardım ettiğini örneklerle anlatıyor. Özellikle gerçek olaylardan ve deneylerden bahsetmesi kitabı daha inandırıcı hale getirmiş. Okurken sıkılmadım, dili de oldukça akıcıydı. En çok hoşuma giden şey, kitabın insana umut vermesi oldu. Okuduktan sonra insanlara karşı biraz daha anlayışlı ve pozitif bakmaya başladığımı fark ettim. Günlük hayatta küçük şeylerin bile aslında insanların iyi tarafını gösterdiğini düşünmeye başladım. Tabii ki bazı yerlerde “bu kadar da iyimser mi?” diye düşündüğüm oldu ama bu durum kitabın verdiği mesajı çok da zayıflatmıyor bence. Aksine, insanın bakış açısını dengelemesine yardımcı oluyor. Genel olarak, hem düşündüren hem de insana iyi hissettiren bir kitaptı. Eğer insan psikolojisi, toplum ya da insan doğasıyla ilgili kitaplar ilginizi çekiyorsa kesinlikle okunmasını öneririm. Kısaca: Akıcı, umut veren ve bakış açısını değiştiren güzel bir kitap.
Çoğu İnsan İyidirRutger Bregman · Mundi Yayınları · 2024408 okunma
Reklam