Yıllardır Nâzım Hikmet'teki Pirayeyi şiirlerinden dinliyoruz. Şimdi Piraye'den Nâzım'ı dinlemek çok güzeldi.
Okudukça Nâzım Hikmet'e çok kızdım, kadınların da aldatılmayı kabul etmesi ve hala çok sevmeleri üzücüydü.
Kitabı elime ilk aldığımda kronolojik bir şekilde Piraye'nin ve Nâzım'ın hayatını okuyacağımı düşünmüştüm fakat yazarın tasvirleri başta çok vardı . Kitap içeriği bilgi sahibi olmamız için çok yeterli değildi .Kitabın ortalarında Nâzım Hikmetin öldüğünü söylediğinde devamında Piraye' nin yanlız ne yaptığını okuyacağımı sanmıştım fakat yazar kronolojik bir şekilde değil konudan konuya atlayarak ilerlemişti, beni rahatsız eden kitaptan beklediğimi çok bulamamaktı. Aralarda Nâzım'ın Piraye'ye yazdığı şiirleri görmek isterdim .
"Piraye hayatı boyunca hep Nâzım'da kaldı.
Adresi daima Nâzım'ın yüreği oldu.
Kovulmuş bir misafir olmak bile kapının önünde
hazır ve nazır beklemesine engel olmamıştı.
Ne güzeldi Piraye'de Nâzım olmak.
Ne şerefli bir haldi bir adam için
bu denli koşulsuz sevilmek."
"Kurşuni bir renge dönüştü hayatım. Kara bulutlu zihnimin gökyüzü. Görüntüler bulanık, yarınlar umutsuz. Günler huzursuz geçiyor senden uzaklarda. Bu sefer bu mesafenin sebebi demir parmaklıklar, duvarlar da değil."