Bazı kitaplar tadılmalı bazıları yutulmalı bazıları da ağır ağır çiğnenmeli ve sindirilmelidir.
"Okunacak bir sürü iyi kitap var, oturun da okuyun biraz. Oturun şuraya da ruhunuzu kurtarın!"Emily Bronte
İş yapmasını istemek, bir kadını kesinlikle kıran bir şey değildir. Aksine kadınlar, erkeklerin kendilerinden iş istemelerine sevinirler, buna adım gibi eminim.
Evet, bir Buko kitabının daha sonuna geldik… Sağ çıktım sayılır.
Şimdi gelelim bende bıraktığı hasara..pardon, hislere. İlk okuduğum Kadınlar kitabında, “Bu adam kesin çocukken hayat tarafından güzelce hırpalanmış” demiştim. Meğer az bile söylemişim. Bu kitapta Buko’nun çocukluğundan yetişkinliğine kadar olan hayatını öyle bir anlatıyor ki, insan ister istemez “bir insanın sabrı burada test ediliyor” diye düşünüyor.
Kendisi zorlu bir çocukluk ve ergenlik dönemi geçirmiş..hani şu “zor” kelimesinin bile yetersiz kaldığı türden. Ailesi sayesinde “kötü ebeveynlik” nasıl olunurun cevabını almış oldum.Babasının uyguladığı şiddet sahnelerinde insanın içinden pek de edebi olmayan tepkiler vermek geliyor.Mesela Buko’ya her kayış darbesinde ,gidip o adamın kafasını klozete sokasım geldi.Çünkü anca böyle adamlar bok çukurunda yaşamayı hak ediyor.Diyelim ki, okurken sinir katsayım yer yer tavana vurdu.
Sonra sosyal hayatı… Dışlanmalar, aşağılanmalar, görmezden gelinmeler. Özellikle kadınlar tarafından reddedilmesi, ileride kadınlara karşı geliştirdiği o meşhur “romantik sayılmaz” bakış açısının altyapısını gayet güzel döşemiş. Yani adamın duygusal evrimi: travma,öfke,umursamazlık şeklinde ilerlemiş..
Ama hakkını yemeyelim; bu kadar karanlığın içinde hayvanlara karşı gösterdiği merhamet, “demek ki tamamen kaybolmamış” dedirtiyor. Küçük ama etkili bir artı puan.
Kısacası, bu kitapla birlikte Bukocum ile aramızdaki soğuk savaş sona erdi. Şimdilik ateşkes ilan ettik. Sırada diğer kitapları var;bakalım barış anlaşması kalıcı mı olacak, yoksa yine kavga mı edeceğiz.
Kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri.
Sevgiyle kalın… ve mümkünse daha az travmayla.
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,3bin okunma
Evet, bir Buko kitabının daha sonuna geldik… Sağ çıktım sayılır.
Şimdi gelelim bende bıraktığı hasara..pardon, hislere. İlk okuduğum Kadınlar kitabında, “Bu adam kesin çocukken hayat tarafından güzelce hırpalanmış” demiştim. Meğer az bile söylemişim. Bu kitapta Buko’nun çocukluğundan yetişkinliğine kadar olan hayatını öyle bir anlatıyor ki, insan ister istemez “bir insanın sabrı burada test ediliyor” diye düşünüyor.
Kendisi zorlu bir çocukluk ve ergenlik dönemi geçirmiş..hani şu “zor” kelimesinin bile yetersiz kaldığı türden. Ailesi sayesinde “kötü ebeveynlik” nasıl olunurun cevabını almış oldum.Babasının uyguladığı şiddet sahnelerinde insanın içinden pek de edebi olmayan tepkiler vermek geliyor.Mesela Buko’ya her kayış darbesinde ,gidip o adamın kafasını klozete sokasım geldi.Çünkü anca böyle adamlar bok çukurunda yaşamayı hak ediyor.Diyelim ki, okurken sinir katsayım yer yer tavana vurdu.
Sonra sosyal hayatı… Dışlanmalar, aşağılanmalar, görmezden gelinmeler. Özellikle kadınlar tarafından reddedilmesi, ileride kadınlara karşı geliştirdiği o meşhur “romantik sayılmaz” bakış açısının altyapısını gayet güzel döşemiş. Yani adamın duygusal evrimi: travma,öfke,umursamazlık şeklinde ilerlemiş..
Ama hakkını yemeyelim; bu kadar karanlığın içinde hayvanlara karşı gösterdiği merhamet, “demek ki tamamen kaybolmamış” dedirtiyor. Küçük ama etkili bir artı puan.
Kısacası, bu kitapla birlikte Bukocum ile aramızdaki soğuk savaş sona erdi. Şimdilik ateşkes ilan ettik. Sırada diğer kitapları var;bakalım barış anlaşması kalıcı mı olacak, yoksa yine kavga mı edeceğiz.
Kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri.
Sevgiyle kalın… ve mümkünse daha az travmayla.
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,3bin okunma
Bir ölü hakkında kötü konuşulmamalı diyor insanlar, sahtekârlık ve yalancılık bu. Ömrü boyunca iğrenç olmuş, tamamen kötücül bir karaktere sahip bir insan hakkında onun ölümünden sonra iğrenç biri olmadığını, kötücül bir karaktere sahip olmadığını, iyi bir insan olduğunu birdenbire nasıl iddia edebilirim?
Bir ölü hakkında kötü konuşulmamalı diyor insanlar, sahtekârlık ve yalancılık bu. Ömrü boyunca iğrenç olmuş, tamamen kötücül bir karaktere sahip bir insan hakkında onun ölümünden sonra iğrenç biri olmadığını, kötücül bir karaktere sahip olmadığını, iyi bir insan olduğunu birdenbire nasıl iddia edebilirim?