"Gençliğimde, saray cerrahımızın bir konuşmasını duymuştum. İlaçları laf olsun diye sattığını söylemişti.
Yeterince zaman verirseniz yaraların çoğu kendiliğinden iyileşir diyordu. Keşfetmekten hoşlandığım türde bir sırdı bu çünkü kendimi alaycı ve bilge hissetmemi sağlıyordu. Bunu kendime felsefe edindim."
Masmavi gözleri vardı onun... Ben zaten onu öylesine severdim ki onu ya göklerin, ya denizin koynunda doğmuş sanırdım, içimden;
"Gökten indiyse gök mavilerini denizden doğduysa yüze gelirken, deniz mavilerini gözlerine toplaya toplaya gelmiştir" derdim.
Hayatımız süregiderken deönemli kararları almaktan, var-olanı değiştirmekten kaçarız; en önemli olan ile yüzleşmekten geri gelip gündeliğin, herkesin güvenli çemberine, alışık olduklarımıza geri dönme eğilimi hayatımızın tümünü belirler.