Vecide sun

Sanırım hayatı olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmeye başlıyorum. Üstünüzdeki yükleri kabullenip onları yere bırakmak ara sıra alınacak bir duruş değil; hayatınızın sonuna dek pratik yapmayı gerektiren bir şey.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Başkalarının ne düşündüğüne bu kadar önem vermek yerine eylemlerinizin sorumluluğunu ve kontrolünü elinize alın. Şu an ilişkileriniz dar, bir üçgen gibi, ve kalbinizi kırıyor; fakat bir onikigen, daireye bir sekizgenden daha çok benzer, öyle değil mi? Ne kadar çok ilişkiniz daha derin ve çeşitli olursa zihniniz de bir o kadar yuvarlak olacak ve köşeler size daha az batacaktır. Her şey yoluna girecek.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Alıntı
"Gençliğimde, saray cerrahımızın bir konuşmasını duymuştum. İlaçları laf olsun diye sattığını söylemişti. Yeterince zaman verirseniz yaraların çoğu kendiliğinden iyileşir diyordu. Keşfetmekten hoşlandığım türde bir sırdı bu çünkü kendimi alaycı ve bilge hissetmemi sağlıyordu. Bunu kendime felsefe edindim."
Sayfa 336·Kitabı okudu
Alıntı
Masmavi gözleri vardı onun... Ben zaten onu öylesine severdim ki onu ya göklerin, ya denizin koynunda doğmuş sanırdım, içimden; "Gökten indiyse gök mavilerini denizden doğduysa yüze gelirken, deniz mavilerini gözlerine toplaya toplaya gelmiştir" derdim.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Alıntı
Hayatımız süregiderken deönemli kararları almaktan, var-olanı değiştirmekten kaçarız; en önemli olan ile yüzleşmekten geri gelip gündeliğin, herkesin güvenli çemberine, alışık olduklarımıza geri dönme eğilimi hayatımızın tümünü belirler.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı