Vecihi Kırkaltılıkgillerden

Vecihi Kırkaltılıkgillerden
Yâ Hâfız Yâ Kebikeç
Radyo•Tv•Sinema
10 kütüphaneci puanı
477 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Avrupa
Y.D. Robert Briffault şöyle diyor: "Avrupa'yı, beşinci asırdan onuncu asra kadar devam eden çok koyu bir karanlık kaplamıştı. Hem de giderek koyulaşan bir karan-lık... Bu dönemdeki karışıklıklar eski devirlerdekinden daha kor-kunç ve daha kötüydü. Çünkü Avrupa yok olmaya mahkûm, izleri tamamen silinmiş, büyük bir medeniyetin kokuşmuş cesedine ben-ziyordu. İtalya ve Fransa gibi, bu medeniyetin ışık saçtığı ve geç-mişte zirveye ulaştığı bir takım büyük ülkeler ise haksızlığın, anar-şi ve çöküntünün kurbanı olmuştu.47
İz yayıncılık
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Avrupa
Avrupalıların vücutla, murdardı, kafaları birtakım kuruntularla doluydu. Temizlikten ve su kullanmaktan çekiniyorlardı. Rahipler ise vücutlarına işkence etmekte ve insanlardan kaçmakta aşırı gidiyorlardı. Kadının insan mı, yoksa hayvan mı olduğunu, ebedî bir ruha sahip olup olmadığını, mülkiyet, satma ve satın al-ma hakkının bulunup bulunmadığını münakaşa ediyorlardı.
İz yayıncılık
Alıntı
Avrupa
Kuzey ve batıya doğru uzanmış olan Avrupa milletlerin gelince, bunlar cehaletin, ümmîliğin karanlıklarında kanlı savaşlar içinde yaşıyorlardı. İlim ve edebiyat erbabının ve medenî insanların takib ettiği yolun çok uzağındaydılar! Dünya hakkında hiçbir bilgileri olmadığı gibi, dünyanın da onlar hakkında hiçbir malûmatı yoktu.
İz yayıncılık
Alıntı
Arap Yarımadası
Kabile ve kan taassubu aşırı derecedeydi. Savaşa çok düşkündüler. Öyle kî; bu onlar için bir eğlence ve teselli kaynağıydı. Kan dökmek onların nazarında gayet basit bir hadiseydi. Ehemmiyetsiz bir olay bile kan dökülmesine sebep olurdu. Savaşlar yıllarca devam eder ve binlerce kişi ölürdü.
İz yayıncılık
Alıntı
Arap Yarımadası
Araplara gelince, onların ahlâkı iyice bozulmuş, içki ve kumara düşmüşlerdi. Doğru sandıkları bir hamiyyet duygusunun ve taş yürekliliklerinin tesiriyle, kız çocuklarını diri diri toprağa gömecek kadar vahşîleşmişlerdi. Yağmacılık ve yol kesicilik yaygın bir hal almıştı.
İz yayıncılık
Alıntı