“Bu dünyada neyi çok istersen, o senin imtihanındır.”
Kendi kendime hep şu soruyu sorarım:
Bu hayattan ne öğrendin vedat ?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur bence çünkü insan her döneminde bu soruya ayrı bir cevap verir.
Bu hayatta ne öğrendin sorusuna bu aralar kendi kendime şöyle diyorum; insan hangi alanda yetersiz ve zayıfsa ordan imtihan ediliyormuş.
Bu kanıya nasıl vardığımı anlatayım.
4-5 aydır ingilizceyi sıfırdan öğrenmeye çalışıyorum. Belirli bir düzeye gelmeme rağmen yökdil&yds’den bir türlü istediğim sonucu henüz alamadım. Bu duruma çok üzülüyorum, bazen bırak ne uğraşıyorsun, çalışıyorsun diye içimden geçmiyor değil ama inancım beni ayakta tutuyor, yılmadan çalışmaya devam ediyorum çünkü doktorayı yapmayı çok istiyorum. Çalışıp sınavı geçmekten başka çare yok azizim..
Beni en çok zorlayan sınavlar arasında yökdil &yds sınavlarını tartışmasız ilk sıraya yazıyorum çünkü hiçbir sınava çalışırken kendimi çaresiz hissetmemiştim ve çalışmayı bırak düşüncesine kapılmamıştım.
Aslında bu durumu hakettim çünkü ilim yolculuğumda ingilizceyi öğrenmekten uzak kaldım, kaçtım deyim yerindeyse şimdi en zayıf olduğum alandan imtihandayım. Hayat ne kadar zor olsa da yaşayarak anlaşılıyormuş..
Ve şimdi yeğenlerime liseye gelene kadar başarmaları gereken iki tane önemli tavsiyede bulunuyorum:
1- İngilizceyi çok iyi bir şekilde anlayıp çok iyi derecede konuşabilmeleri
2- Sevdikleri bir enstrümanı çok iyi bir şekilde çalabilmeleri
Yazımı toparlayacak olursam, ingilizceyi öğrenmek her ne kadar sancılı olsa da sınavı geçip başardığında bu günleri geride bırakacaksın tüm kalbinle inan.
Pes etmek yok, çalışmaya devam vedat🌱
Sınavdan istediğim puanı aldıktan sonra yazının altına başardım yazısını yazmak duasıyla🌹