Seyahati takip eden haftalar boyunca, gittiğim her cami aklıma Kaşgar, Yarkent, Hoten ve diğer şehirlerdeki esir Müslüman mabetlerini getirdi, mahzun ve mahcup oldum.
Türkiye içinde ve dışında çok sık yolculuklara çıktığım için, hem ben hem de ailem, ayrılıklara fazlasıyla alışığız. Hatta bazen eşime şu latifeyi bile yaparım: “Bir yerde ölüp kalırsam, çocuklara benim uzun bir yolculuğa çıktığımı söyleyebilirsin. Onlar hakikati öğrendiklerinde, zaten ölüm fikrine de çoktan alışmış olurlar.”
Her şeyden önce, Allah’ın yüzlerde güleceği yaşta içgüdülerinin üstüne yükselemeyen gençlere aşkı sevdirmeliyiz. İlmin, sanatın, ahlâkın ve hepsinin gayesinde aşkın âşıkları olmayı ideal edinecek bir nesil yetiştirmeliyiz.