Şüheda günay

Şüheda günay
@Vegaantares
damlada okyanus avı
Bir yandan düş olduğunu bal gibi bildiğim şeylerin gerçekte bir karşılığı olabileceğini de -evet, gene- kurdum; bunların gerçekleşmesini beklerken, bir yandan da, onların aslında gerçeklikte karşılığı olamayacağını, gene, kurdum - her iki durumda da, kendimi avuttum, pohpohladım, aldattım.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İşte Yaratıcı da aynı şekilde, bizim dar kafamızla ahengi bozuyor, diye yorumladığımız şeyleri, metafizik bir ahengin görkemli akışı içinde bir yere oturtmuş olabilir.
bir insan sadece sarhoşken iyi yazabiliyorsa sarhoş dolaşsın. Karaciğerime kötü geliyor, derse, "Karaciğeriniz neymiş ki?" derim. "Ömrü sizinkiyle sınırlı, ölü bir şey; oysa yazabileceğiniz şiirler yaşayacak, herhangi bir şeyle 'sınırlı' olmaksızın."
Ama kaderin bir muziplik yaparak sevdiğime, üstelik benim de gerçekten sevildiğime beni inandırdığı gün, önce altüst oldum, pusulamı şaşırdım; piyangoda büyük ikramiye çıkmıştı sanki, fakat verdikleri para piyasada geçmiyordu. Ardından hafif göğsüm kabardı -bu duyguyu tatmayan insan değildir- ; ne var ki uzaktan gayet doğal görünebilecek bu halim çabucak geçti. Arkasından gelen duyguyu tarif etmek zor, ama gayet nahoş sıkıntı, aşağılanma ve yorgunluk ürpertileri vardı içinde.
Yalnızca var olmayan manzaralar, asla okumayacağım kitaplar dağıtıyor sıkıntımı. Hayat benim için, beynime kadar ulaşmayan bir dalgınlık hali. Beynimi ise, tam aksine özgür bırakıyorum ki, hüzünleri yaşayabileceğim bir yerim olsun.