Bir şeylerin değişmeye başladığını ilk ayırdeden babam oldu. Ben uyuklamaktaydım, onun bağırışıyla uyandım:
"Dikkat edin! Burası ele geliyor!"
Tam altımızda, bulutsunun maddesi, her zaman akışkanken, şimdi yoğunlaşmaya başlıyordu.
Gerçekten de, birkaç saattir yattığı yerde dönüp duran annem, "Off ne yana yatacağımı bilemiyorum!" diye sızlanıp duruyordu.
Her ne kadar savaş, isyan, hainlik, eşkiyalık, firarilik, mapusluk konularını -çok da güzel işleyen- bir roman olsa da.. Bence bu kitap: babasının yiğit oğlu Petruşa ile görev şehidi kale kumandanının güzeller güzeli, iyi kalpli kızı Maşa'nın aşkının bir peri masalı..
Çok keyif aldım kitaptan.
Hayran kaldım. Hem ciddi, hem espirili ve hem mantıklı hem de humanist anlatım.. Uzun zamandan beri en çok keyif aldığım eser oldu bu.